TÜRBANIN TARİHİ / Makaleler / Evcikuzkışla


Duyurular

Evcikuzkışla Köy Derneği'nin 10 Ocak Cumartesi günü tuzluçayır Cemevi'nde yapacağı Aşure'ye davetlisiniz.
Köy Derneği Yönetim Kurulu

Unicef & MSN Yardım Kampanyası
Tabağınızdaki yemeği çöpe atmadan önce lütfen açlıktan ölen insanları düşünün!

Afrika`da açlıktan çocuklar ölmekte, Unicef`in MSN ile yaptığı anlaşma sonucu,

ölen ve geriye kalan çocuklar için yardım kampanyası başlatılmıştır.

Bu maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz, bu anlaşma gereği 5 EURO, Unicef`in hesabına geçecektir.

Afrika ve tsunami çocuklarımıza. "Şefkat Çağrısı" kampanyamıza katılın lütfen.

Aldığınız bu mail ve az sonra göndereceğiniz mailiniz 10 EURO kazandırdı bile Unicef`e.

Lütfen ölmekte olan çocukları yaşatalım. Her 3 saniyede 1 çocuğun açlıktan öldüğünü unutmayalım.

BU MAILI TÜM YAKINLARIMIZA YOLLAYALIM...

Başımız dertte.

Dünya ısınıyor, iklimler değişiyor, afetlerin sayısı ve şiddeti artmaya devam ediyor.

Dünyamız çölleşmeye, açlığa, susuzluğa doğru giderken doğal dengeler bozulurken çözüm; yeşil örtüyü korumak ve genişletmektir.

Ama biz ne yapıyoruz ?

Nefes almamızı sağlayan, topraklarımızı, suyumuzu koruyan, binlerce canlının yaşam kaynağı, yuvası ormanlarımızı korumamız gerekirken sözde "yasal" yollardan satmaya çalışıyoruz.

Ormanlarımız satılık değildir.

Anayasaya aykırı, ulusa ait ormanları satışa çıkararak mülkiyet hakkını hiçe sayan ve orman talanının önünü açan 2/B Orman Arazilerinin Satışına geleceğimiz ve çocuklarımız için "Hayır" diyoruz.

TEMA Vakfı olarak 2/B orman arazilerinin satılmaması ve tekrar 2/B'lerin yaşanmaması için imza kampanyası başlattık.

2/B Arazileri Satılmasın İmza Kampanyamıza http://www.tema. org.tr/2B/ adresinden katılarak,
Siz de Geleceğimize bugünden El Koyun.

TEMA VAKFI

KÖY DERNEĞİ GENEL KURULU ERTELENDİ !

EVCİKUZKIŞLA KÖYÜ YARDIMLAŞMA VE KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN DYURU '
KÖY DERNEĞİNE ÜYE OLMAYAN EVCİKUZKIŞLA KÖYLÜLERİNİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI ARTIRMAK SAFLARI SIKLAŞTIRMAK İÇİN DERNEĞE ÜYE OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ.

HÜRDOĞAN AYDOĞDU 05358632349
Tabağınızdaki yemeği çöpe atmadan önce lütfen açlıktan ölen
insanları düşünün!







Afrika`da açlıktan çocuklar ölmekte, Unicef`in MSN ile yaptığı
anlaşma sonucu,







ölen ve geriye kalan çocuklar için yardım kampanyası
başlatılmıştır. style='font- size:10.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" '>







Bu maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz, bu anlaşma gereği style='font- size:9.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" ;color:navy'>5 EURO,style='font- size:9.0pt; font-family: "Arial"," sans-serif" '> style='font- size:10.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" ;color:navy'>Unicef`in
hesabına geçecektir.

SAMİ AYDIN İÇİN YARDIM TALEBİ.

Bildiğiniz gibi uzunca bir süredir tedavi görmesine ramen bir türlü sağlığına kavuşamayanan Sami Aydın durumu her geçen gün dahada kötüye gitmektedir. Kendisinin durumunun kötüleşmesi nedeniyle eşi işini bırakmak zorunda kalmış bu nedenle maddi sıkıntı çekmektedirler. Oturdukları ev için kredi borçları bulunmakta ve bu ödenemezse evlerini kabetme tehlikesiyle karşı karışıya bulunmaktadırlar.

Bu konuda zor durumda kendisine en azından maddi olarak yardım yapamak bir görev oluştur. Bu durumu çevremizdeki herkesle paylaşarak Köy derneğin aracılığı ile yardım toplamak yada bireysel olarak yardımda bulunmak isteyenlerin kendisine ulaşmaları, yada önümüzdeki günlerde kendisine ait bir banka hesabı bildireceğim o hesaba para yatırarak yardımlarınızı ulaştırılması için gereken hassasiyeti göstereceğinizden eminim,

DİKKAT ÖNEMLİDİR!

ARAZİDE OLANLAR VE YA ARAZİYE GİDECEKLER.
"PEREMETREN " ADLI KENE İLACININ ETKİSİ ON GÜN SÜRÜYORMUŞ. EDİNMEDEN ARAZİYE ÇIKMAYIN. KENDİ SAĞLIĞINIZ İÇİN ÖNEMLİDİR.

HÜRDOĞAN AYDOĞDU

SAMİ AYDIN İÇİN TOPLANAN NAKİT YARDIM DERNEĞİMİZ YÖNETİMİ TARAFINDAN HASTA ZİYARET EDİLEREK KENDİSİNE TESLİM EDİLMİŞTİR.
aNKARA DIŞINDAKİ EVCİKUZKIŞLALILAR ! LÜTFEN SİZLERDE KATKIDA BULUNUN VE DERNEĞİMİZE ÜYE OLUN.

ALİ AYKAÇ'IN KIZI EVLENDİ. DARISI DİĞER BEKARLARIMIZA. kIZIMIZA DA ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLİYORUZ.


Afrika ve tsunami çocuklarımıza. style='font- size:9.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" ;color:navy'>'Şefkat
Çağrısı' kampanyamıza katılın lütfen.







Aldığınız bu mail ve az sonra göndereceğiniz mailiniz style='font- size:9.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" ;color:navy'>10 EUROstyle='font- size:9.0pt; font-family: "Arial"," sans-serif" ;color:navy'> style='font- size:10.0pt; font-family: "Verdana" ,"sans-serif" ;color:navy'>kazandırdı
bile Unicef`e.







Lütfen ölmekte olan çocukları yaşatalım. Her 3 saniyede 1 çocuğun
açlıktan öldüğünü unutmayalım.







BU MAILI TÜM YAKINLARIMIZA YOLLAYALIM.. .







...herşey gönlünüzce olsun..
-- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI

Piyasada satılan hazır gıda maddeleri ülkemizde insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek derecede katkı maddeleri içermektedir. Ancak bu maddeler, tüm çabalara rağmen medya aracılığı ile ilan edilememektedir. Günümüzde gıda sektörü büyük bir tröst halini almıştır. Örneğin hiçbir yayın organında Coca-Cola'nın zararlı olduğunu göremezsiniz. Ancak biz tüketiciler, aile fertlerimizi, çevremizdeki arkadaşlarımızı, haberdar ederek bilinçlendirebiliriz . Son yıllarda kanser vakalarının neden devamlı artış gösterdiğini hiç düşündünüz mü? Siz çocuğunuzun kanserojen madde içeren gıda almasını ister misiniz? Peki niye ketçap alıyorsunuz?
Sizlere aşağıda sunduğumuz tablo alacağınız hazır gıda maddelerindeki katkılarla ilgili bilgi vermektedir.

Sağlığınız için: Lütfen her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerini dikkatlice okuyun.

ZARARSIZ KATKILAR
E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126,130, 132, 140,151, 152, 160,
161, 162, 163, 170, 174, 175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 236, 237,
238, 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382, 400, 401, 402, 403, 404,405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475,480
ŞÜPHELI KATKILAR
E125, 141, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605
E220,221,222, 223,224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407 (MIDE VE BAĞIRSAK HASTALIKLARI) E200 (VUCUTTAKI VITAMIN B12 YI YOK EDIYOR) E250,251, 320, 321 (KALP HASTALIKLARI, DAMAR SERTLIKLER VE TIKANIKLIKLARI)

TEHlikeLI KATKILAR
E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJIK HASTALIKLAR)

KANSEROJEN KATKILAR
E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215,216, 217
ÖRNEĞIN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR.

123,110 ABD, INGILTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA,JAPONYA VE DAHA BIRÇOK ÜLKEDE YASAKLANMIŞTIR. FAKAT ÜLKEMIZDE RENKLI DRAJE ÇIKOLATALARDA VE KAYMAKLI BISKÜVILERDE KULLANILMAKTADIR.

EN TEHlikeLI KANSEROJEN KATKI:
E330 ( NE YAZIKKI BIRÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR. )
BAZI HAZIR GIDALARDA TESBIT EDILEN KATKI MADDELERI E330 -
ÜLKER LÜKS GOFRET, MEYSU (ÖZELLIKLE KAYISI), KNOR DOMATES ÇORBA, TÜM TENEKE KONSERVE VE TURŞULAR, 7UP, SCHWEPPES (TÜM ÜRÜNLERI), JELIBON, TAMEK YAPRAK SARMA, PIYALE HAZIR ÇORBA, OLIPS,
E250 - TÜM SALAMLARDA
E300 - FANTA PORTAKAL, CINOMEL
E320 - ETI PUFY, KNORR IŞKEMBE ÇORBA
E223 - ÜLKER HAYLAYF, ALBENI
E322 - ÜLKER ÇOKOKREM

TÜM KOLALI IÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERININ TESBITI IÇIN ANALIZ YAPILMASINA IZIN VERILMEMIŞTIR.
LÜTFEN ÇOĞALTARAK DOSTLARINIZA DAĞITINIZ.
Bilgilerinize sunulur...









Menüler

Diğer Siteler

Sayaç

  • 13010
TÜRBANIN TARİHİ

ERKEK KADINI NİYE ÖRTTÜ?
 
Türkiye'de örtünme dendiğinde akla İran gelir. Ben iki yıldır İran İlk
 ut'unun (devletinin) Petrol danışmanlığını yaptığımdan sıkça gidip
 geliyorum İran'a.
 
Kara çarşaf giyimli kadınlarda yüz bütünüyle açıktır. Şifon takan
 kadınlarda ise saçın yarısı açıktır.
 Kadın yüzü boyalıdır. Kapanma mollaların yönetimi ellerine geçirmeleri
 ve İslam Cumhuriyeti kurmalarından sonra başlamıştır. Bu güne dek,
 uçağa kapalı olarak binen İranlı bir kadının Türkiye'ye indiğinde
 örtüsünü taktiğini daha görmedim.
 
İranlı kadınlar örtünme baskısından tiksiniyor. Türkiye'de ise, inancı
 siyasi çıkarlarına aracı yapan Erbakan'ın çaktığı kıvılcımla erkekler
 kadınları kapatmaya başladı. AK Partinin yönetime gelmesiyle,
 özellikle genç kızlar arasında sıkma baş, yaşlılarda kara örtü oldukça
 yaygınlaştı.
 İranlı kadınlar kaygıyla soruyorlar 'Türk kadınlarına ne oluyor? Bizi
 güç kullanarak 'mollalar' kapatıyor. Siz özgür, ayrıca laiksiniz.
 Sizin kadınlarınız niye kapanıyor?'.
 
Kapanan kadın değil, kapatan erkek. Arabistan'da, Afganistan'da, İslam
 Cumhuriyetlerinde sürekli erkeğin dayatması ile kadın kapanıyor. Yine
erkeğin çengeline takıldı kadın, kadınlarımız…
 
Sümer Bilimci Muazzez İlmiye Çiğ'in anlatımıyla erkeğin kadın üzerine
Ş baskısı Sümerlerde yakinin bulunmasıyla, o dönemin tapınak
 rahiplerinin erkekler çıkarına yasalar koymasıyla başladı.
Ş Önceleri kadın, Tanrının özelliklerini taşıyan toprak gibi yaratıcı,
Ş koruyucu, kutsal görülürken, sonraları dinler aracılığı ile bu özellik
 erkeğe aktarılarak, kadın yalnızca erkeğin yaratıcı dölünü taşıyan bir
 araca dönüştürüldü. Kutsal kitaplarda kadının erkeğe hizmet için
Ş yaratıldığı anlatılarak kadın tutsak edildi.
 
Tarıma, saban gibi toprak işleyen aletler girince, bunları kullanan  
erkek ürünü, toprak edincini
 eline geçirdi. Kadın beslenen konuma getirildi. Yasalar da erkekler
 öne çıkarıldı, yönetimde, seçme ile seçilmede kadın yok sayıldı. Kadın
 alış verişten uzak tutuldu, akça da (para), toprakta erkek eline
 geçti. Erkek bununla yetinmedi: işi sağlama bağlamak için, kutsal
 kitapların Tanrı'ca
 indirildiğini, bunun bir Tanrı buyruğu olduğunu söyleyerek kadının
 karşı durmasını engelledi. Örtünme, kadını 'ikincilliğini' savunan tek
 Tanrılı beş büyük inançtaki tümü erkek olan 'Tanrı Elçilerince'
 uygulamaya sokuldu. Bunlar; Yahudilik, Budizm, Konfüçyüs'çülük,
 Hıristiyanlık ile
 Müslümanlıktı. Tümü de birbirini izler biçimde kadını erkeğin
 yardımcısı olarak tanımladı.
 
Artık Tanrı adına, kadın için erkek konuşuyor, erkek karar veriyordu.
 Tanrı ise 'baba' takma adıyla erkekleştirildi. Doğal olarak kadın
 'ikinciliğe' düştü. Oysa erkeği de, dişiyi de yaradan Tanrı
 gibi 'kadındı'.
 
Süre içinde erkek kadını öyle bir oyuncak konumuna sokmuştur ki;
 Heredot'a göre, Babil'de her kadın evlenmeden önce tapınakta bir
 erkekle yatması gerekmektedir. Böylece, tapınaklar sözde kendini
Ş Tanrıya adayan erçilliğin (fahişeliğin) yapıldığı genel eve
 dönüşmüştür erkekler için.
 Bu gelenek sonra Asur'lara geçmiş, bu gün ki Türkiye 'de tapınaktan
 çıkıp geneleve dönüşmüştür.
 
Muazzez İlmiye Çiğ 'a göre Sümer'de kadınların evlenmesinde subaylık
 (bekâret) aranıyordu. Sümer kadını evlendiğinde önceden bekâretini
 kaybetmiş ise, kocasından boşanırken ortak edinçlerin yalnızca
 yarısını alabiliyordu. Bu gelenek bugün Katoliklerce sürdürülmektedir.
 Kendi
 egnini (vücudunu) Tanrı adına Tapınaklarda erkeklere adayan kadınların
 diğerlerinden ayrılmaları için dışarıya çıktıklarında başlarını
örtmeleri gerekirdi.
 
MÖ 1600 yıllarında bir Asur kağanının koyduğu yasa ile bu kez örtünme
 kapsamına, bütün evli ile dul kadınlar alınmış, kızlar ile sokak
 Ercillerine (fahişelerine) başını açma yasağı getirilmiştir. Sevişmeye
 tapınma ile kutsallık anlamı yüklenmiştir. Bu gelenek Babil'lilere,
 sonra
 da Asurlular yoluyla Filistinlilere, oradan da İsrail'e geçmiştir.
 Sonra da, tümü Orta Doğu'da doğan Tanrılı dinlere geçmiştir. 'Peçe'
 İslamiyet'ten önce Ortodoks Doğu Roma'da (Konstantinopolis'te)
kullanılmıştır. Bugün bile Ege Adalarında kapkara peçelerin içinde
 dolasan 'Rum Ortodoks' kadınları vardır. Sonra bu gelenek
 Hıristiyanlıktan İslamiyet'e bulaşmıştır. Hıristiyan rahiplerinin
 tepeden tırnağa kapalı olması da eski Sümer, Asur Ercil (fahişe)
 geleneğinin izleridir.

 İşte böyle. Ne İran'ın, ne de Arabistan'ın bir Atatürk'ü yoktu.
 Atatürk eski Sümer ile Asur geleneklerinden İslamiyet'e yansıyan
 kapanma geleneğini kaldırdı. Kadını, erkeğe hizmet eden bir varlıktan
 çıkarıp, erkeğin koşullarını üleşen uygar bir konuma getirdi. Erkeğin
 dayatmaları ile kadınlarımız yine tutsaklaştırılıyor… Yasa koyucular,
 din bilginleri susuyor… Siyasiler, gericiler at koşturuyor.
 Cumhuriyetle kazanılmış olan eşitlik yitiriliyor.
 
Bu bir oyun değil bir gerçek. Baskıyla kapanmaya karşı, aydın
 kadınlarımızın sessiz kalmalarını anlayamıyorum… Bu sessizlik sürerse
 yarın sizde kapanacaksınız, ayni İran'daki gibi… Dönüşü olmayan bir
 yoldayız…
 
Gericilik; demokrasinin hoş görüsünü kullanarak özgürlüğü kapanına alıyor.



Yorum ( 0 )
Hit:186
09.02.2008 01:23:48
Tavsiye: 0
Kategori: Makaleler

Arkadaşına Gönder:
Kimden Kime  

Yorumlar



yorum yapılmamış :(

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız. ( Üye olmak için tıklayın. )

Üyeyseniz giriş yapmak için tıklayın.