Hava çok soğuk ve ayaz,
Yol ise çok uzundu.
Şöyle bir döndü dağlara baktı Yusuf,
İçi ürperdi,korktu yutkundu…
Neden sonra sırtındaki şeleği hatırladı.
ipleri omuzlarını kesmeğe başlamıştı,
bezgindi,bitkindi,yorgundu...
Ağanın misafirlerine ikramlarını,
Dünyadaki en değerli eşya gibi,
Korumalı ve yerine ulaştırmalıydı.
açtı heybesini şöyle içine baktı.
ne de güzel kokuyordu ecnebinin
çikolatası ve malborası,
ahhh...fakirlik ...yaşamın yüz karası...
birden:
ellerinin üşüdüğünü hissetti,
kazağının içine soktu,
sevdiceğini hatırladı,
çünkü;
Zelihanın el işiydi sırtındaki hırkası...
efkârla bir cigara sardı,
Sonra tekrar ağır adımlarla,
devam etti…
Pötürge dağlarına döndü yönünü
yürüdü,yürüdü,yürüdü…
Akşam olmak üzereydi,
ama Yusuf’da takat kalmamıştı.
sırtüstü uzandı...
Çocukluğunda anlatılan hikayeler
aklına takıldı birer birer…
öcüler,canavarlar,cadılar,padişahlar…
Hava çok soğuktu yol ise uzun,
Uzaktan,kurt ulumaları geliyordu.
Sırtını dayadı Yusuf cıngıl yığınına
Düşüne düşüne uykuya daldı.
Uykusu uzun sürdü Yusuf’un
Çok derin uykudaydı,
O uykudaydı amma ;
Ya kurtlar,çakallar ve diğerleri??????
...imcinitas..(öyküşiirlerim)..Gerger /1989


