budabenim // AŞK
EDEB

KÜÇÜK ASKER

Küçük asker, silah elde 
Kahramanca ilerliyor 
Karşısında bütün belde 
                     "Kahramanım, yaşa!" diyor...   
Küçük asker, küçük asker!
Vatan senden hizmet ister.  
Vatan için çeker emek 
Herkes; bu borcu herkesin. 
Vatan demek ninen demek, 
                   Sen nineni sevmez misin?..  
Küçük asker, küçük asker! 
Vatan senden şefkat ister.  
Vatan senden hayat umar, 
Sen yaşarsan o canlanır; 
Vatan için ölmek de var,
                          Fakat borcun yaşamaktır...  
Küçük asker, küçük asker! 
Vatan senden kuvvet ister. 
 Minimini omuzların 
Taşıyacak yarın tüfek; 
Tüfek değil, vatan yarın 
                    O omuza yüklenecek... 
 Küçük asker, küçük asker! 
Vatan senden gayret ister.  
Küçük asker dinle bunu: 
Sakın boşa silah atma;
 Kılıcını, kurşununu 
Haksızlığa karşı sakla...  
Küçük asker, küçük asker! 
Hak da senden kuvvet ister.   
                                             Tevfik FİKRET
 Glitter Graphics
ÇOCUKLAR İÇİN
 
Savaş sonrası sayımlarda 
Şu kadar ölü, şu kadar yaralı 
                     Kadın, erkek sayısız kayıp… 
Elden ayaktan düşmüş 
Geride bir o kadar da sakat, 
                     O kara günleri anımsayalım diye… 
 Zorumuz ne insan kardeşlerim, 
Amacınız kökümüzü kurutmaksa, 
Yetmiyor mu tayfunlar, taşkınlar,
 Bunca aç, bunca sayrı, kırım, kıyım,
                    Sayısız işkence kurbanları… 
En kötüsü, 
           Güngünden başımıza inen bu gökyüzü!  
Bu toplanıp dağılmalar ne oluyor 
           Yüksek düzeylerde?
 Neden alçakgönüllü değilsiniz,
 Sözünüz mü geçmiyor birbirinize, 
Hangi dilden konuşuyorsunuz? 
Barışsa eğer istediğiniz 
Uçaklardan başlayın işe 
                          Önce çirkinleşen savaş uçaklarından… 
Ya insanları bir yana bırakıp 
Sivrisineklerin kökünü kurutun Ya da bataklıkları!  
Sonra geçin karasineklere! 
Ne kadar da çoğaldılar son sıcaklarda 
Yer gök tüm karasinek, 
Yaşamımızı karartmak için.
 Bir güç denemesi yapsanız da, 
Onların yaşamını siz karartsanız! 
Yoksa siz de mi barıştan yanasınız, 
Onların özgürlüğünden yana?  
Kolay değil, barıştan yana olmak 
Özveri gerek yüksek düzeylerde. 
Gene de bir nedeni olmalı, diyorum. 
Bu toplanıp toplanıp dağılmaların. 
Phantom'ların pazarlanması değilse 
Denizaltıların sığınmasıdır 
             Dost limanlara Ya sağcı gerillaların barındırılması…  
Ah uzak görüşlü yetkililer, 
Bıraksanız da büyük sorunları bir yana, 
Biraz da ulusunuz için, 
                  Halkınız için konuşsanız… 
       Çocuklarınız için… 
                 Kökleri kuruyup gitmeden! 
 
                                            Rıfat ILGAZ
 
 
Gün doğmadan, 
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikce
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin,
Şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, 
Donanmalar mı?
Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, Her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere... 
             
               Orhan Veli KANIK
 
 Glitter Graphics
 

GÖZ GEZDİRDİM DÖRT BİR KÖŞEYİ ARADIM
 
Göz gezdirdim dört bir köşeyi aradım
Ne sen var ne ben bir tane Gaffar
İstersen dünyayı gez adım adım
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
Coşar deli gönlüm misal-i derya
Mecnun'a sahrada göründü leyla
Gördüğün güzellik hepsi Mevla
Ne sen var ne ben var
bir tane Gaffar
Her nesnede mevcut her cesette can 
Anın için dedik biz ona Canan
Evvel ahir odur onundur ferman
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
Bahar gelir çiçek olur açılır 
Zaman zaman yağmur olur saçılır
Ehl-i aşka mey görünür içilir
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
Neyim ne olacak elde neyim var
Karac'oğlan dertli Yunus soyum var
Mansur'a benzeyen bazı huyum var
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
O cihana sığmaz ondadır cihan
O mekana sığmaz ondadır mekan
O devrana sığmaz ondadır devran
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
Hayyam'a görünmüş kadehte meyde 
Neyzen'e görünmüş kamışta neyde
Veysel'e görünür mevcut her şeyde
Ne sen var ne ben var bir tane Gaffar
                          
                            Aşık Veysel ŞATIROĞLU
 
 
Glitter Graphics
 Sabah Olursa
Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk, 
Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı
Dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici
Dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk,
Şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse... -- O gün
Ben ölmemiş bile olsam, hayata pek ölgün,
Pek az ilişkim olur kuşkusuz; -- o gün benden
Ümidi kes; beni kötrüm ve boş muhitimde
Bütün acımla unut; çünkü kör, topal, tükenik
Bakışlarım seni geçmişte görmek ister; sen
Bütün etin, kemiğin, kimliğinle yarısın:
Ve şarkılar gibi hep hep kulaklarımda sesin...
Evet, sabah olacaktır, sabah oursa, geceler 
Geçer, kıyamete dek sürmez; en sonunda bu gök
Bu mavi gök size bir gün acır; usanma sakın.
Hayata neş'e güneştir, usanç içinde kişi
Çürür bizim gibi... Siz, ey yarın uzaylıların
Küçük güneşleri, artık birer birer uyanın!
Tükenmez özlemi vardır ufukların ışığa,
Işık, ışık... Bugünün işte ruhu, özlemi bu;
Silin bulutları, silkin o korku gölgesini,
Koşun ışıklar içinden o kutlu kurtuluşa.
Ümidimiz bu; ölürsek de biz, yaşar mutlak
Vatan sizinle şu zindan karanlığından uzak!
 
                           
     Tevfik FİKRET
 
 

 
 

  YAĞMUR

Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde?
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde.
 Ahmet Hamdi TANPINAR
 

 
 

 
BİR BAŞKA TEPEDEN

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
 
 
                                 Yahya Kemal Beyatlı
 

 
 
 
ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA
Aldanma cahilin kuru lafına
Kültürsüz insanın külü yalandır
Hükmetse dünyanın her tarafına
Arzusu hedefi yolu yalandır

Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
Gül dikende biter diken gül olmaz
Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
Peteksiz arının balı yalandır

İnsan bir deryadır ilimle mahir
İlimsiz insanın şöhreti zahir
Cahilden iyilik beklenmez ahir
İşleği ameli hâli yalandır

Cahil okur amma alim olamaz
Kâmillik ilmini herkes bilemez
Veysel bu sözlerin halka yaramaz
Sonra sana derler deli yalandır          

Aşık Veysel ŞATIROĞLU
 Glitter Graphics

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
 
Uzun ince bir yoldayım 
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

Uykuda dahi yürüyom
Kalkmaya sebep arıyom
Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece

Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde
Düşmüşüm gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece

Düşünülürse derince
Irak görünür görünce
Yol bir dakka miktarınca
Gidiyorum gündüz gece
Şaşar Veysel işbu hâle
Gâh ağlaya gâhi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece       

 Aşık veysel ŞATIROĞLU
 
 
 
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN
 
Ben giderim adım kalır 
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın

Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır  yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca  yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın

Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın

Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın 
      Aşık Veysel ŞATIROĞLU
 
 
MERDİVEN
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden 
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
            Ahmed HAŞİM
 
 
ANNEM İÇİN 
 
Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer 
Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin 
Bir yığın toprakla bir parça mermer 
Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin.  
Bir yığın toprakla bir parça mermer, 
Üstünde yazılı yaşınla, adın; 
Baş ucunda matem renkli serviler 
Hüznüyle titreşir sanki hayatın.  
Seni gömdük anne yıllarca evvel 
Göz yaşlarımızla bu ıssız yere 
Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel 
Matem dağıtırken hasta kalblere.  
Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun 
Hüznüyle erirken Dicle de sessiz, 
Öksüzlük denilen acıyla vurgun 
Bir başka ölüydük bu toprakta biz.                   
                                     Ahmet HAŞİM
 
 Glitter Graphics
YAĞMUR   
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,  
Bir parça uzaklaş kederlerinden.  
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,  
Mehtabın ördüğü saatler nerde?  
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,  
Yağmur ince ince toprağa sinsin,  
Bir başka alemden gelmiş gibisin,  
Dalmış gözlerinle pencerelerde.    
 
Glitter Graphics 
 
ENDÜLÜS'TE RAKS 
 Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı... 
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...  
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. 
İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.  
Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri, 
İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...  
Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır; 
İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.  
Alnında halka halkadır aşüfte kâkülü, 
Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü...  
Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir 
İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.  
Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi; 
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...  
Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli... 
Şeytan diyor ki, sarmalı, yüz kerre öpmeli...  
Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle, 
Her kalbi dolduran zile, her sineden: "Ole!"   
              Yahya Kemal BEYATLI 
 
 
 

Glitter Graphics



devamı ..

yorum ( 0 )
02.05.2008 20:36:45
Kategori: AŞK


Duyurular
Bu site 'SeNCeR' tarafından canından çok sevdiği aşkı 'FaTMa'ya ithafen açılmıştır...



****uzaklarda olsanda kalbimdesin****

  • Bağlantılar

• Anasayfa
• Profilim
• AŞK
• MüZiK
• Kadın-Erkek
• ZiYARETCi DEFTERi
• Biliyormusunuz
• İstatistikler

  • En Son Eklenenler


  • En Çok Okunanlar


Arkadaşlarım
 • siirdunyam