fıkralar-8-

Yasli cift yataklarina girmisler, koca uykuya gecmek uzere... Ama hanimi aniden bastiran bir romantik dalganin tesirinde... Kocasiyla sohbet etmek istiyor...
Dudaklarinda hulyali bir gulumseme, gozleri uzaklardaki zamanlarda: 
- Bana kur yapacaginda elimi tutardin... 
Koca, gozleri hâlâ uykuda, elini uzatir, elini haniminin elinin uzerine koyar. 
Birkac dakika gecer. 
- Sonra beni operdin... 
Koca uykusu ile hanimi arasinda bocalar, uykusunu kacirmaktan imtina ederek uzanir ve yanagina bir opucuk kondurur, ayni agir cekimle basini yastigina tekrar yerlestirir. Artik huzurlu bir uykuya gecmeye tamamen hazir... 
- Sonra boynumdan hafifce isirirdin... 
- ? 
Koca oyuncagi elinden alinmis cocuk huzursuzluguyla yorgani kaldirir,yataktan kalkar.
Hanimi sorar: 
- Nereye gidiyorsun? 
- Dislerimi takmaya.


  


*

 


BOŞLARI ALACAĞIM 
 

Kadının biri kocasını 3 erkekle aldatıyormuş, her gün kocası evden gidince 3 adam eve gelir ve kadınla birlikte olurmuş.
Kadın yine böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki;
- "Sen yarın gelirken bir tepsi dolma yaptırıp getir";
Diğerine;
- "Sen de bir büyük kap ayran getir."
Diğer adam çok fakir olduğu için ona
- "Sen de... Boş ver, sen hiç bir şey getirme" demiş.
Ertesi gün gelmiş, fakat kadın günün günlerden Pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış.
"Eyvaah" diyerek kocasının yanına gitmiş.
"Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin? Ben evde temizlik yapacağım" deyip kocasını zar zor da olsa evden yollamış.
Kocası gittiği gibi 3 adam da eve gelmiş. Kadın demiş ki;
- "Siz hemen gidin. Kocam buralarda!"
Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın;
- "Eyvah geldi galiba!"
Adamlara sağa sola saklamış ve kapıya bakmaya gitmiş. Kocasını karşısında görünce "Ne oldu?" diye sormuş.
Adam da;
- "Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma yapsana, canım çok istedi" demiş.
Kadın;
- "Allah’ım bir tepsi dolma olsa da yesek!" Der demez elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş.
Kadının kocası şaşırmış.
- "Sen kimsin yahu?!" diye sormuş.
Adam sakin bir şekilde
- "Ben Allah tarafından geliyorum. Karınız dolma istedi." demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş kadının kocası olayın sokunu atlatamadan..
- "Yaa tamam da.." demiş bu sefer koca,
- "Bu ayransız gitmez. Sen bari bi ayran yap"
Kadın büyük bir sevinçle "Allah’ım bir damacana ayran olsa da içsek" demiş.
Ayranı getiren adam çıkıp gelmiş.Kocası tabii çok şaşırmış.
- "Sen de kimsin?"
Adam da diğeri gibi
- "Ben Allah tarafından gönderildim. Karınız ayran istedi" diyerek çıkmış gitmiş.
Kocası hayretler içinde, kendi kendine "Bizim kari ermiş mi oldu ki?" diye söylenmiş.
Kadınla kocası yemekleri yemişler ama 3.adam hâlâ saklanıyormuş.
1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş. 3 saat derken, adam dayanamayıp çıkmış yerinden. Kadının kocası bağırmış
"Ulan sen de kimsin?!!"
Adamın ağzından su laflar dökülmüş:
"Ben Allah tarafından geliyorum. Boşları alacam!" 

 


*

 


TANRI YOK BE KADIN 
 

Yaşlı kadın oldukça dini bütün bir insanmış.. Her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra dua edermiş:
"Tanrım bize verdiklerin için sana şükürler olsun!"
Ve ardından her seferinde de yan komşusunun sesi duyulurmuş:
"Tanrı yok kadııın Tanrı yok!!!"
Yaşlı teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermiş, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırmış.. Neyse.. Bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun etmeye kalkmış.. Markete gidip biç sürü meyve sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurmuş, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakmış...
Ertesi sabah teyze kapıyı açıp da yiyecekleri görünce çok şaşırmış ve sevinçle bağırmış:
"Sana şükürler olsun Tanrım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun!!!"
Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenmiş:
"Tanrı yok kadıııın Tanrı yok!!! O yiyecekleri ben aldııııım!!!"
Yaşlı teyze hiç istifini bozmamış:
"Yüce Tanrım sana ne kadar şükretsem azdır!!!! Hem bu yiyecekleri göndermişsin, hem de parasını şeytana ödetmişsin!!!" 

 

 

*

 

 


SABAHA GEÇER
 

Koca eve zil zurna sarhoş girer ve karısına bakarak:
- Ne kadar çirkin olduğunu biliyormuşsun?
- Sen'de pis ve sarhoşsun diye cevap verir karisi.
- İyi de benimki sabah'a geçecek.
 


*


CEHENNEMDE YANASIN
 
Kadın Kocasına:
- Uzun zamandan beri bana sıcak bir kelime söylemedin.
Kocası Kadına;
- Cehennem’de yanasın.

 

*


TEMEL MODAYA UYARSA 
 
Bizim Temel bir yerden duymuş, eş değiştirme moda diye!
- Ula Dursun demiş.. “Eş değiştirmek pek bir modaymış, hadi bu gece biz de değiştirelim...”
-“Tamam” demiş Dursun...
O gece Temel'lerin yatak odası:
-“Ula Dursun, bizim karilar şu anda ne yapiyor acaba?' 

 

*


ISKALIYORUM
 

Adamın biri bir gün, Fransa'ya bir iş için gitmiş. Akşam olunca sıradan bir gece kulübüne gitmiş. Eğlencenin en doruk noktasında spikerin anonsunu duymuş;
- Şimdi, meşhur Laz’ımızın gösterisi başlıyor!
Sahneye Smokin giymiş bir Laz çıkmış. Sahnede duran masaya doğru ilerlemiş masanın üzerinde bir fındık varmış. Müzik susmuş Laz kıvrak bir hareketle burnu ile fındığa vurmuş fındık paramparça… Herkes çılgın gibi alkışlamış.
Aradan 40 sene geçmiş aynı adam tekrar Fransa'ya gitmiş işlerini hallettikten sonra tekrar eğlenmek için aynı yere gitmiş. Eğlencenin en görkemli zamanında spikerin anonsu duyulmuş;
- Meşhur Laz gösterisi başlıyor!..
Aynı Laz yine sahnede fakat oldukça yaşlanmış... Yine masaya doğru ilerlemiş ama masada bu sefer bir Hindistan cevizi varmış. Laz çevik bir hareketle burnuyla ile vurmuş. Hindistan cevizi paramparça olmuş.
Bizim vatandaş bu gösteriden sonra dayanamamış hemen kulise gidip Laza sormuş;
- Ben yıllar önce geldiğimde fındık kırıyordun, şimdi ise Hindistan cevizi kırıyorsun bu nasıl oluyor? demiş.
Laz cevap vermiş;
- Cözlerim eskisi gibi cörmeyi!.. Finduğu iskalayrum...

 

*


SUÇLU 
 

Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden,toplam üç resmi dağıtılmış.
 İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş:
- Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi…
 


*


RESSAMLAR
 

Temel Dursun'a:
- "17.yüzyıl ressamları için ne söylersin?" demiş.
Dursun cevaplamış:
- "Hepsi ölmüştür" 

 

 

KIZARTMA 
 
Bizim Temel karakolda başkomiserdir. Bir gün bir kadın gelir:
- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım ... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
Komiser Temel kadına hiç bakmadan:
- En eyisi siz o tavuğu kizartma yapin.
 


*

 

OLSA IDI DEDUK 
 

Temel 40 arkadaşı ile bir takaya binerler Karadeniz’e gezmeye açılırlar. Biraz dolaştıktan sonra kaptan hepsini toplar.
- "Arkadaşlar,  40 sandik altını 41 kişi nasıl paylaşuruz?" der.
Her kafadan bir ses çıkar. Olurdu!, olmazdı!, öyle olsun! böyle olmaz' derken kavga çıkar hepsi birbirini öldürür. Bir Temel yaralı olarak kurtulur. 
Sahil Güvenlik bu takayı görür . Hemen takayı sahile çekerler.
 Temel'i hastanede tedavi ettirdikten sonra karakola alırlar, sorguya çekerler.
Komiser sorar:
- "Oğlum ne oldu anlat bakalım."
Temel baslar:
- "41 kisi takaya binduk, cezmeye çiktuk. O arada kaptan 40 sandik altini nasil paylasacagimizi ortaya atti, anlasamaduk kavga çikti. Durum budur."
Komiser.
-"Oglum biz takayı aradık, takada hiç bir şey yok. Nerede 40 sandık altın!."
- "Komserum, 40 sandik altin var diyen kiim? biz eğer olsaydi deduk!."

 

*

 

MÜTEAHHİT TEMEL 
 

Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş:
-Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak...
Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50 direk dikmiş.. Temel de kan-ter içindeymiş ama ortada hiç direk yokmuşş. Müdür kızmış:
-Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...
-Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami dişarda...

 

*

 

YANINDAN GEÇERİZ 
 

Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler. Thomas:
- Biz buna İngilizce'de tree deriz, demiş.
Temel de yanıt olarak:
- Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz!
 

*

 

Bu fıkra değil.

Olay Trabzon'un Maçka ilçesinde geçmiş.

 

Seksen iki yaşındaki Ayşe teyze, başı bağlı, namazını kılan Atatürkçü bir teyzemiz.

Trabzon'a gitmek için otobüs durağında beklemekteymiş.

O sırada sıkmabaş türbanlı bir kız da durağa gelmiş.

Kızın başı ambalajlı ama eteği normalden biraz kısa, çıplak bacakları başıyla tezat bir durumda.

Ayşe teyze kızı dikkatle süzdükten sonra seslenmiş;

"- Kızım, yukarıdan değil, aşağıdan yapayler" ...

 

****

 

Biraz konuşabilir miyiz ?

Adam, tıklım tıklım dolu bir hipermarkette, alış-veriş eden çok güzel bir kadına yaklaşmış...
"- Benimle biraz konuşur musunuz?.. Karımı kaybettim de. Onu bulmalıyım" demiş...
Güzel kadın şaşkın şaşkın sormuş:
"- Karınızı kaybetmenizle, benimle konuşmanız arasında ne ilişki var ki?"
Adam izah etmiş:
"- Ne zaman güzel bir kadınla konuşsam, mutlaka bir yerden çıkar gelir benim karım da..."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E Çarparsan..

Temel arkadaşı ile kahvede otururken "Bu sabah son derece çirkef bir adamla tanıştım.." diye sohbete başlamış.. "Gerçek bir bela.. Bana birden hakaret etmeye başladı, müthiş de küfürbaz.. Beni tehdit etti ya..!"
"Nasıl tanıştın ki bu herifle?.." diye sormuş arkadaşı..
"Tamamen kazara.." demiş Temel, "Karşıdan karşıya geçerken adama arabamla çarptım..!"

 

 

"Tırıkçı " Barmen..
 
Adamın biri hızla bara girmiş, 1 duble martini ısmarlamış, bir dikişte içmiş, barın üzerine 5 dolar bırakmış ve dönüp aynı hızla çıkmış gitmiş..
Barmen 5 doları almış, yeleğinin ön cebine yerleştirmiş, başını kaldırıp bir bakmış ki barın sahibi onu hayretle izlemekte..
“Biraz önceki adamı gördün mü patron?” demiş yakalanmasının telaşını bastırmaya çalışarak, “Buraya geldi, bir duble martini içti, bana 5 dolar bahşiş bıraktı ve ama içkinin parasını ödemeden kaçıp gitti..!”

 

 

bu kadara da fanatik olunmaz kiii (:

Adam maça gitmiş. Aldığı bilet tribünün en uzak köşesinde. Yerine oturmuş birinci devreyi güç bela seyretmiş. O arada ön tarafta tam ortada bir koltuğun boş olduğunu fark etmiş. Devre arasında sıralar arasından geçip o boş yere ulaşmış. Yan koltuktaki adama sormuş:
- "Burası boş mu?"
- "Boş, demiş adam..."
- "Nasıl oluyor bu tıklım tıklım dolu stadda boş yer kalmış..."
- "Orası benim eşimin, demiş adam, aylar önce bu maç için almıştık. Ama eşim vefat etti..."
- "Çok üzüldüm, demiş bizimki, ama dost ve akrabalarınızdan birine neden vermediniz bileti?"
- "Onların . hepsi şu anda cenazede, demiş adam...

 

 

 


Bir felsefe hocasi  bir soru sormustur; "Risk nedir?" Butun
ogrenciler sayfalar dolusunca aciklamaya calisirken sadece bir  ogrenci
tam not almistir.kağıdında sadece şu cümle yazmaktadır:
 "Risk budur"
 

*


Din hocasi Hz. Muhammed ile Hz.Ali arasindaki bir diyalogu yazin demis.
Hani kitapta geçen özlü sözler tarzinda, yanitlardan biri söyleymis:

Hz.Muhammed: Günaydin Ali.
Hz.Ali : Sana da günaydin Muhammed, nasilsin?

 



Yorum ( 0 )
Hit:225
12.04.2008 19:05:42
Tavsiye: 0
Kategori: RESİM ÇALIŞMALARIM

Arkadaşına Gönder:
Kimden Kime  

Yorumlar



yorum yapılmamış :(

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız. ( Üye olmak için tıklayın. )

Üyeyseniz giriş yapmak için tıklayın.