fıkralar-3-

dini bütün bir adamın vadesi dolmuş ve ölmüş.
adam dünyada baya hayırsever ve dindar biri olduğu için melekler buna torpil geçerek üç gün bekletip ve üç dilek diledikten sonra ruhunu alıp diğer tarafa göndereceklerini söylemişler.
İki melek ilk gün gelmiş ve adama dileğini sormuşlar,Adam:
-Ankara Ulus'a yağmur yağdırın demiş.Melekler bu dileği yerine getirmiş ve Ankara Ulus'a yağmur yağdırmışlar.
İkinci günde tekrar gelip ikinci dileğini sormuşlar,adam tekrar
- Ankara Ulus'a yağmur yağdırın demiş.melekler tekrar yağdırmışlar.
üçüncü ve son gün olmuş ve adama tekrar sormuşlar,
-dileğin nedir? diye,adam tekrar aynı dilekte bulunmuş.
melekler yine aynı şeyi gerçekleştirmişler ama bu durumuda çok merak etmişler ve adama sormaya karar vermişler.Yanına gelip sormuşlar.
-Ey mü'min sana üç dilek hakkı verdik ve sen hepsindede aynı şeyi diledin sebebi nedir?? Adam da her iki meleğe dönüp,
-Ya Emmiler benim küçük oğlan Ankara Ulusta şemsiye satıyor...

 


DOĞRU SÖZ
Müfettiş, öğrencilere sorar:
— İçinizde en uslu kim?
Öğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler:
— Öğretmenimiz!

 

 

YAG SORUNU
Akıl hastanesine, kendisini ziyarete gelen arkadaşına dert yandı:
-Sorma dostum... Araba motorlarına meraklı olduğum için getirip buraya tıktılar beni. Allahaşkına, sen araba sevmez misin?
 -Severim.
— Zeytinyağlısından mı hoşlanırsın, tereyağlısından mı?

 

 

NİÇİN HAPSEDİLMİŞLER?

Bir komünist Sovyet cezaevinde, 3 mahkûm arala­ rında konuşuyorlardı: Birinci mahkûm üzüntülü bir ses­ le:
— Ben işime geç geldiğim için hapsedildim, dedi.
İkinci mahkûm hapis gerekçesine şöyle açıkladı:
— Ben ise, işime erken geldiğim için hapsedildim.
Bir kapitalist casusu ancak işine erken gelir, dediler.
Üçüncü mahkum da şöyle konuştu.
— Ben de işime tam vaktinde geldiğim için hapse­ dildim.
Beni de, bir kapitalist saati taşımakla suçladılar.

 

 

KORKUTMA BEDELİ
Dişçi, müşterisine:
-Bu diş çekimi için sizden iki misli ücret almak zorundayım hanımefendi.
-Neden doktor bey?
-O kadar yaygara yaptınız ki, bekleme odasındaki müşterilerimden ikisi çığlıklarınızı duyunca hemen kaçtılar.

 

 

Büyücünün fendi
Adamın biri bara gelmiş, “Barmen, iki duble viski” demiş, “Biri bana diğeri en yakın arkadaşıma”. Barmen, “İkisini de hemen mi istiyorsunuz yoksa arkadaşınızın gelmesini bekleyecek misiniz?” diye sormuş. “Hemen istiyorum! arkadaşım cebimde!” demiş adam ve cebinden barın üzerine beş santim boyunda bir adam çıkartmış.
“Yani o kadar içebilir mi bu küçük adam?” diye hayretle sormuş barmen. “Tabii!” demiş adam ve küçük adam da barmenin koyduğu dublenin tamamını içmiş. “Harika!” demiş barmen, “Başka ne yapabiliyor? Yürüyebiliyor mu?”
Adam barın sonuna madeni bir para koymuş, “Hey John” demiş, “Git o parayı getir”. Küçük adam koşmuş barın sonuna, bozuk parayı kucaklamış ve götürüp adama vermiş. Barmen hayretler içerisinde, “İnanılmaz” demiş, “Başka... Başka ne yapabiliyor? Konuşabiliyor mu?” Şaşkınlıkla bakmış adam barmene, “Konuşmak mı? Tabii konuşuyor. Hey John! Hani Afrika’nın içlerine gitmiştik, safariye. Av yaparken, sen orada kaldığımız kabilenin önünde köyün büyücüsüne herkesin içerisinde ‘Beni büyülerine inandıramazsın dolandırıcı’ diye bağırmıştın. Onu anlatsana!”

 

 

arabasiyla kirmizi isikta gecince solugu trafik mahkemesinde alir.
- Hâkim bey, benim davami one almaniz mumkun mu acaba? Ogrencilerimi bekletmek istemiyorum da...
Hâkim, gozluklerinin uzerinden sert bir bakis firlatir:
- Demek ogretmensiniz!
- Evet hâkim bey. Derse gec kalmasam iyi olur.
- Hayattaki en buyuk arzumu gerceklestirmek uzereyim. Oradaki masaya oturun ve besyuz defa "kirmizi isikta gectim" yazin.
Cezaniz bu.

 

 


Hesap
Gayet şık giyinmiş adam çok pahalı bir restorana gelerek, kendisine mükellef bir ziyafet çekmiş. Hesabın çok kabaracağı çok belirginmiş. Yemeğin sonuna doğru şef garsonu çağırmış; “Çok güzel bir yemekti. Geçen sene de buna benzer bir yemek yemiştim. Ancak param olmadığı için beni döverek bir un çuvalı gibi dışarı atmıştınız.” Şef garson üzgün; “Özür dileriz bayım!..” Adam; “Ah, önemli değil. Sizi bu sene de aynı zahmete sokacağım için ben özür dilerim!..”

 

 

Ebediyen
Yargıç, sanığı sorguya çekiyordu:
- Demek yüzüğü çalmadın, yolda buldun.
- Evet efendim, yolda buldum. İnanmazsanız, yüzüğü düşüren sahibine sorun.
- Peki, sahibinin kim olduğunu biliyorsun da, yüzüğü götürüp niçin ona vermedin?
- Verecektim ama... İçindeki yazıyı görünce vazgeçtim.
- Ne yazıyordu yüzüğün içinde?
- Efendim “ebediyen seninim” yazıyordu!..

 

 

Tabi kalabilirsin
Adam işyerinde arkadaşı ile sohbet ediyormuş.
- Dün gece ne olduğuna kesinlikle inanmayacaksın.
- Ne oldu, anlat bilelim.
- Dün gece kapı çaldı. Kapıyı açtım, şakır şakır yağmur yağıyor. Baktım ki benim eski kayınvalide kapının eşiğinde duruyor.
- Sonra?
- Bana; “Bir iki gün burada kalabilir miyim?” diye sordu.
- Sen ne dedin?
- “Tabii ki” dedikten sonra kapıyı kapattım.

 


 Vasiyet
Ölen zengin birinin vasiyetnamesine varisleri itiraz eder. Çünkü kendilerine az pay bırakmıştır. İddia ederler ki, rahmetli vasiyetnameyi düzenlerken, ruhsal yeteneklerine sahip değildi. Merhumun avukatı karşı koyar: “Tamamıyla sahipti. Çünkü mirasçılarına, ‘Ey leş kargaları‘ diye hitap ediyordu!..”

 

 

Yöntem yanlış
Adam; “Bu sabah kalktığımda kendimi o kadar kötü hissediyordum ki, 100 tane aspirin yutup, intihar etmeye karar verdim.” Arkadaşı; “Ne diyorsun? Sonra ne yaptın? Anlaşıldığı kadarı ile vazgeçmişsin!” Adam; “Hayır, vazgeçmedim ama ikinci aspirinden sonra kendimi daha iyi hissettim!..”

 

 

Korku
Büyükannenin çiftliğine tatile giden minik yavruya büyükanne kuyudan bir kovaya su doldurma görevi vermiş. Küçük çocuk kovayı alıp, kuyunun başına gitmiş. Tam kovayı kuyuya indirmiş ki, kuyudan yukarı doğru bakan iki iri göz görmüş. Bir anda kovayı yere atarak, eve kaçmış. Büyükanne çocuğu kovasız görünce sormuş;
- Ne oldu, kova nerede?
- O kuyudan ben su dolduramam, büyükanne. Kuyuda büyük, yaşlı bir timsah var!
- Aman yavrum, niye korkuyorsun. O timsah uzun senelerdir orada yaşar, çok uysaldır, kimseye zararı dokunmadı. Sen öyle korkunca, o senden daha fazla korkmuştur muhakkak. Hadi, git de su doldur gel.
- Eğer o da benim kadar korktuysa, o kuyudaki suyu bir daha hiç kullanamayacağız demektir!..

 

 


Tırnak yediğinizde
Doksanlı yaşlara yaklaşmış iki yaşlı kadın sohbet ediyorlarmış.
- Benimki bu sıralarda kötü bir alışkanlık edindi, tırnaklarını yemeye başladı. Ne yaptıysam vazgeçiremedim. Sinirlerimi bozuyor.
- Haklısın, benimki de bir ara başlamıştı ama uyguladığım tedbirlerle tırnak yemesini engelledim.
- Çok iyi. Ne yaptıysan bana da öğret, lütfen.
- Kolay... Takma dişlerini sakladım.

 

 

Kıl
Kurum yemekhanesinde bir memur tabldotun köşesine bir adet kılla ahçıya geldi ve “Bak yemeğimden kıl çıktı!” dedi. Ahçı on parmağını memura göstererek, “Bak bu parmaklarım yüzük doluydu. Hepsi kayboldu. Hiç getiren olmadı! Bir kıl buldunuz hemen getiriyorsunuz!..”

 

 

Tanışıyor muyduk ??

Genç baba, oğluyla beraber alışveriş yaparken karşıdan
çokgüzel sarışın bir kadının kendisine el salladığını ve gülümsediğini
görür. Hemen kadının yanına gider. Elini uzatır ve
-'Tanışıyor muyduk, özür dilerim ama çıkaramadım' der.
Genç güzel kadın :
-'Yavrularımdan birinin babasısınız'
diyince adam şaşırır. Biraz düşünür ve kısık sesle kadının
kulağına
eğilip sorar:
-'Bekarlığa veda gecemde bütün arkadaşlarımın önünde
yattığım sokak kadını siz miydiniz?
Kusura bakmayın çok sarhoştum hatırlamıyorum' der.
Kadın kıpkırmızı olur ve sinirli bir şekilde
-'Hayır beyefendi. Bu yıl okula başlayan küçük oğlunuzun
Sınıf öğretmeniyim'

 

 

 

Tecavüz mü?              
Yakışıklı bir Amerikalı çiftçi kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış. Çiftçinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş
- Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı..!
Çiftçi, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış.
Yakışıklı çiftçinin yolunu bir kadın kesip:
-  Affedersiniz, acaba Çılgın Boğa Çiftliği'ne nasıl gidebilirim?
Çiftçi
- Şansınız var, benim çiftliğim Çılgın Boğa'ya çok yakın. Atlayın kamyonete sizi götüreyim...!
Kadın :
- Peki ama, sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp, bana tecavüz etmeyeceğinizi nereden bileyim ?
Çiftçi :
- Hanımefendi insaf, bir elimde içinde çekiç olan kova, koltuklarımın
altında birer tavuk, öteki elimde bir horoz varken, ben sizi nasıl duvara
yaslayıp tecavüz edebilirim ? ..
Kadın :
- Çok basit..! Horozu yere koy, üstüne kovayı geçir, çekici de kovanın
üstüne koy ki horoz kaçamasın...! Ben de tavukları tutarım...'

 


Evlenme teklifi
Genç kız evine biraz üzgün dönmüştü. Annesine;
- Bir saat önce Kemal evlenme teklif etti.
- Peki neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?
- Çünkü ateist olduğunu itiraf etti anne. Cehennemin varlığını bile inkar ediyor.
- Sen yine de evlen kızım... Yanıldığını kanıtlarız biz ona!..

 

 

 

İşitme cihazı
İki yaşlı arkadaş konuşuyorlar:
- Yeni bi işitme cihazı aldım... 4.000 $ para verdim ama inan ki değdi.. Kesinlikle işimi görüyor.
- Ciddi misin? Markası ne?
- 4’ü çeyrek geçiyor!

 

 


Alman fıkrası
İki komşu bahçelerinde konuşuyorlarmış.
- Jürgen yeni aldığın elektrikli araba hakkaten süper ama 250.000 euro biraz fazla değil mi?
- Değil Andreas... Aslında arabanın değeri 15.000 euro, gerisi kablo parası!..

 

 

İş
Bütün gün işsiz güçsüz gezen adam, bir akşam hoplaya zıplaya neşe içinde eve gelmiş. Karısı çok şaşırmış:
- Hayrola kocacığım, çok sevinçlisin?
- Tabii sevinirim karıcıcığım! Sonunda iş buldum!..
- Ciddi misin? Nasıl bir iş?
- Bak böyle bir zamanda bundan güzel iş olamaz. Sabah 10’da başlıyor, akşamüstü 5’e kadar. Fazla mesai yok, hafta sonunda çalışmak yok ve haftada 600 $!..
- İnanılır gibi değil... Kocacığım bu gerçekten harika bir işe benziyor...
- Böyle düşünüceğini biliyorum hayatım... Pazartesi başlıyorsun!..

 

 

Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir. Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez. Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve....
1. KAT: Kapıda sunlar yazılıdır: 'Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler'. Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: 'Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım'.
2. KAT: kapıda yazılanlar: 'Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar.' Kızlar: 'Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?'
3. KAT : 'Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler'. Kızlar:
'Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var.'
4. KAT : 'Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler'. Kızlar cıglık atmaya baslarlar: 'Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!' Ve bir kat daha cıkarlar...
5. KAT: sunlar yazmaktadır: 'Bu kat bostur ve sadece, kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur.
Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanmazsınız.

 


Sadık Uşak
Lord, uşağını çağırarak sordu:
- İçki içtiğini söylüyorlar, doğru mu?
- Evet, sör!..
- Dün gece meyhanedeymişsin?
- Doğru, sör!
- Bir sürü de rezalet çıkarmışsın, öyle mi?
- Evet, sör!
- El arabasıyla bir şeyler taşımışsın?
- Evet, Lord hazretleri!
- Peki, neydi taşıdığın gecenin o saatinde?
- Sizi meyhaneden eve götürüyordum, sör!..

 

 

Domates
Tiyatroda bir seyirci yanındakine sorar: “Deminden beri sahneye devamlı domates atıyordunuz. Şimdi de perde kapanınca alkışlamaya başladınız. Perdenin tekrar mı açılmasını istiyorsunuz?” Adam “Evet, atamadığım iki domatesim daha kaldı da!..”

 

 

Bahşiş Vermezmisin?..Al Sana..
Bileti hayli zor bulunan polisiye bir tiyatro oyununda yaşlı adam yerinin hayli arkalarda olması nedeniyle sahneyi tam olarak göremeyince yer gösterici çocuğa
"Bakar mısın.." demiş, "Biliyorum her yer dolu ama bana şöyle önde bir yer bulursan ben de sana yakışıklı bir bahşiş veririm..!"
Görevli çocuk onu en öne yerleştirmiş, adam da çocuğun avucuna 25 kuruş sıkıştırmış.. Çocuk elindeki 25 kuruşa,hayal kırıklığıyla bakmış, bakmış, bakmış sonra adamın kulağına eğilmis,
"Beyefendi.." demiş usulca, "Katil hizmetçi..!"

 

 

Kasayı Açan Mahkum..
Büyük bir mağazanın ana kasası arızalanıp açılamayınca mağaza müdürü hemen yanlarındaki eyalet hapishanesinden yardım istemiş.. Mahkumlardan birini göndermişler, adam doktorların hasta dinleme aletini kulaklarına takıp ucunu da kasa kapısına yapıştırmış, şifre düğmesini sağa, sola birkaç kez çevirip sonunda kasayı açmış.. "Teşekkür ederim.." demiş mağaza müdürü "Borcum ne kadar?.."
"Nasıl desem bilmem ki?.." diye cevap vermiş mahkum, "Vallahi en son açtığım kasadan 25 bin dolar almıştım!"

 


Kurbağa prens
Çok genç ve güzel kadın evinin bahçesinde yürürken bir ses duymuş.
“Güzel kadın... Güzel kadın...” Etrafa bakmış, orada sadece bir kurbağa varmış. Yürümeye devam etmiş, kurbağa tekrar seslenmiş: “Güzel kadın, eğer beni evine alıp yastığının üzerinde uyumama izin verirsen çok yakışıklı bir prens olacağım”.
Çok sıkıcı bir gün geçirdiği için kurbağanın söylediklerine inanmasa da denemek istemiş, kurbağayı eve almış ve onu yatağının ucunda uyutmuş. Ertesi sabah uyandığında yatağında ne bulmuş tahmin edin! Yanında son derece yakışıklı  bir delikanlı yatıyor!
Bu hikâyeye inandınız mı?
Gittiği iş seyahati programından önce dönen kocası da inanmamış!

 

 


Olaganustu "Tek" Şey Var..
Adamın biri uzak bir iş seyahatine giderken en iyi arkadaşını, yeni evlendiği genç karısına göz kulak olması için görevlendirmiş. "Olağanüstü bir durum olursa hemen haber ver" diye sıkı sıkıya tembih etmiş.. İlk iki hafta geçmiş en ufak bir haber yok. 3. hafta tek cümlelik bir SMS almış..
"Her gece gelip sizde kalan adam dün gece gelmedi..!"

 

 



Yorum ( 0 )
Hit:298
05.06.2008 01:24:41
Tavsiye: 0
Kategori: RESİM ÇALIŞMALARIM

Arkadaşına Gönder:
Kimden Kime  

Yorumlar



yorum yapılmamış :(

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız. ( Üye olmak için tıklayın. )

Üyeyseniz giriş yapmak için tıklayın.