fıkralar-2-

Sorumlu Eleman İşe adam almak üzere görüşme yapan patron müracaat eden adaya dönerek; “Biz bu iş için sorumluluk sahibi birisini arıyoruz.” Aday hemen yanıtladı; “Aradığınız kişi benim o halde. Eski iş yerinde ters giden bütün işlerde sorumlu kişinin ben olduğumu söylerlerdi.”
zeki kadın Karısından boşanmış olan bir adam, o gün annesini görecek olan kızına - 'Al kızım bu zarfı. Sen artık 18 yaşına bastın bu annene vereceğim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret demiş. Kız annesine gitmiş; - 'Anne, babam bu zarfı sana gönderdi ben artık 18 yaşıma bastığımdan sana gönderdiği son nafaka çekiymiş. Zarfı sana verip sonra 1 adım geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi'. Annesi; - 'Peki kızım şimdi babana git 18 seneden sonra O'na aslında senin gerçek baban olmadığını söyle sonra da 1 adım geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret'
Kayseri`li, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken: -Gel seninle birbirimize bilmece soralım der. -Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm. -Tamam, der adam, sor bakalım -Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Öteki yolcu düşünür, bilemez: -Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Kayseri`li, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir: -Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.
Pazarlamacı ve Çözümü.. Adam, hayat sigortası yaptırırken doldurduğu müracaat formunda karşılaştığı bir soruda dakikalarca duraksayınca, "Problem nedir?.." diye sormuş pazarlamacı "Babamın ölüm nedenini yazamıyorum.." "Neden?.." Adam hayli sıkıntılı bir şekilde bocaladıktan sonra "Şeyy.." demiş, "Babam asıldı..!" Pazarlamacı çok kısa bir an düşünmüş, sonra adama dönüp "Yazın.." demiş, "Babam Adalet Bakanlığı'nın kanunlara dayanarak kurduğu özel bir platformda yer alıyordu.. Ayağı kaydı..!"
Modern Sanat Müzesi ve Çocuklar.. Tesadüfen 'Modern Sanat Müzesi'ne giren iki yaramaz çocuktan biri "Hemen burdan kaçalım.." demiş, "Yoksa bütün bunları bizim bu hale getirdiğimizi zannedecekler..Sopayı yeriz.."
Hard Rock Cafe'den uzak durun..! Kızcağızın biri havaalanında saçı sakalı birbirine karışmış, terörist tipli birinin el çantasını bekleme salonunda bırakıp gittiğini görünce çantayı alıp adamın arkasından koşup yakalamış, "Unuttunuz.." diyerek adama uzatmış.. Son derece şaşırmış adam, çantanın fermuarını açıp bir tomar para avuçlamış ve ödül olarak kıza vermek istemiş, ama kız kabul etmemiş.. Bunun üzerine kuşkulu bir tavırla etrafına bakınan adam izlenilmediğine kani olduktan sonra "Bu iyiliğinizi hiçbir zaman ödeyemem.." diye fısıldamış.."Onun için size bir iyilikte bulunmak istiyorum.. Hard Rock Cafe'den uzak durun..!" "Aman Tanrım.." diye titremiş kız, "Bir sabotaj falan mı olacak?.." "Hayır.." diye kısık ve kontrollü bir ses tonuyla cevap vermiş adam ve sonra etrafı gözleriyle tekrar kontrol ederek devam etmiş, "Dün gece oradaydım, yemekler ve servis berbat, hesapta da acayip geçirdiler..!"
Öğretmen sordu: - "Oğlum, bir inek yaklaşık ne kadar süt verir?" Sütçünün oğlu yanıt verdi: - "Belli olmaz ki efendim. Babamın insafına kalmış..."
ali ahmet ve mehmet bakkala giderler bakkal ali ye sorar -ne istiyorsun -bir lokum bakkal merdiveni dayayıp zor zahmet üst raflardan bir lokum alır ve verir sıra ahmete gelir bakkal : -ne ne istiyorsun -bir lokum bakkal sinirlerinir ama ne yapsın yeniden merdiveni dayar ve üzerine çıkar bir lokum alır ahmete uzatır -sendemi bir lokum istiyorsun hayır der mehmet bakkal merdivenden iner mehmete yeniden sorar -peki sen ne istiyorsun -iki lokum!
Temel Anadolu Lisesi sınavına hazırlanmakta olan oğlu Dursun'a sormuş: - Söyle pakayum Tursun, su kaç terecede kaynayi? Dursun biraz düşündükten sonra yanıtlamış: - Toksan terecede... Bunun üzerine Temel oğluna yeni birşey öğretme hazzıyla düzeltmiş cevabı: - Pilemedun, toksan terecede tik açı kaynayi...
Oğretmen çocuğa sordu: -Birinci Murat hangi savasta ölmüştü? Çocuk biraz duşundukten sonra: -Katildiği en son savaşta oğretmenim...
Küçük Temel okuldan burnu kanayarak eve gelir. Fadime ne olduğunu sorunca, -Pi çocuk isirdi. -Oni taniymisun? -Pulurum elbet, bi kulağu cebimdedur..
Bahçe sahibi, elma ağacındaki küçük Temel'e, - İn aşağıya ve babana söyle onunla konuşmak istiyorum, deyince, - Pabaa, pu adam senle cörüşmek isteyi, diye ağacın tepesine doğru bağırmış...
Kadinin biri kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis, kadin lambayi kumlarin içinden çikarmis, ovalamis. Lambadan cin çikmis ve; -Sadece bir dilek hakkin var, iyi düsün öyle dile' demis. Kadin hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çikararak: - Bütün dünyada zulmün,savasin, açligin bitmesini istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savasmayi birakmasini, her yere barisin gelmesini diliyorum' diyivermis. Cin haritaya bakmis ve dehsetle; -Tanri askina Kadin! Bu ülkeler binlerce yildir savasiyorlar. Tamam isimde iyiyim, ama o kadar da degil! Bunu yapilabilecegini sanmiyorum. Baska bir dilekte bulun' diye bagirmis.Kadin birkaç dakika düsünmüs ve; - Hayatim boyunca dogru bir erkek bulamadim. Bilirsin; hem ince düsünceli, hem dürüst, hem karizmatik, hem eglenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür boyu sadik olacak erkek diliyorum demis. Cin derin derin bir iç çekmis: -Uzat su kahrolasi haritayi..!!!
Genç kadının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir sure sonra genç kadın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak, "senin arkadaşın olmamı ister mısın ?" diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte "tamam" der. İlerleme kaydettiğini düşünen genç öğretmen "Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?" diye sorar. Afallayan çocuk hayretle cevap verir : "Çünkü.. ben kaleciyim!!!"
Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen,Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş : - "Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum..." Erzurumlu öğrenci hemen atılır : - "Bakirem,bakirsem,bakir..." Öğretmen öğrencisinin bu cevabı karşısında : - "Uy diluni eşşekarisu soksun..Öyle mi denur daa? Onun aslu pöyledur : Pakayrum,pakaysun,pakayı..."
Dilbilgisi dersiydi.Ögretmen çocuklara soru sordu: -Çocuklar,bağirmadim,bağirmadin,bağirmadi deyince ne anlarsiniz? Ögretmen çok parmak beklerken kimse parmak kaldirmadi.Neden sonra temel parmak kaldirdi: -Telaşa gerek yoktur,kimse bağırmamiştur.
Firtina apansiz bastirinca, koca gemi bir anda denizin dibini boyladi. Adam, ıssız bir adanın sahilinde gozlerını açtı. Ne gelen vardı ne giden... Ne araç vardı ne gereç... İstersen muz ve hindistan cevizi, istemezsen muz ve hindistancevizi. .. Hayatı boyunca evi dışında beş yıldızlı otellerden başka yere adımını atmadığından, bir süre ne yapacağını bilemedi... Sonra dört ay boyunca muz yiyip, hindistan cevizi suyu icti. Geçmişte kalan o güzel günleri düşünerek gözlerini denize dikip, kendisini kurtaracak gemiyi beklemeye koyuldu... Bir gün sahilde uzanmış yatarken, gözünün ucunda bir hareket hissetti. O da ne ? Bir sandal ve kürekte o güne dek gördüğü en muthiş kadın. Son sürat geliyor... İnanamadi... 'Nereden geliyorsun ?' diye haykirdi ve ekledi 'Buraya nasil geldin?' 'Adanin oteki tarafindan.. .' dedi kadin, 'gemi batinca oraya çıktım.' 'Ne şans, benden başka kimsenin kurtuldugunu sanmiyordum. Kac kişisiniz ?' 'Başka kimse yok, sadece benim. Sandal da gemiden degil. Gemiden çöp yok... 'Adamın akli karıştı... 'O halde sandalı nereden buldun?' 'Basit' dedi kadın. 'Adada bulduğum malzemeyle yaptım... Kürekler sakız ağacı... Zemini palmiye dallarindan ördüm, yanlar okaliptus... ' 'Ama, ama bu imkansiz, aletlerin yok nasil becerdin ?' dedi adam. 'Pek de sorun olmadi. Öteki tarafta sıra bir alüvyon kaya oluşumu var. Fırında belli dereceye ısıtılınca islenebilir yumusaklıkta demir elde ediliyor. Alet yapmak için kolayca kullandım... Boşveer bunlari. hadi göster, nerede yaşıyorsun ?' Bön bir ifadeyle orada yaşadığını itiraf etti adam... Aylardir oracikta sahilde yatip kalktigini.. . 'Oyleyse bana gel benim yerime...' diyerek kadin kureklere asildi. Birkac dakika sonra kucucuk bir iskeleye yanastilar.. . Adam sahile göz atınca az daha sandaldan düşüyordu. Mavi beyaz boyalı kulübeyle, iskele arasina tas döşeli yürüme yolu bile yapılmıştı ! Eve girerlerken kadin omuzlarini silkti, 'Pek rahat sayilmaz ama ben yine de ev diyorum iste... Otur lutfen, bir sey içer misin ?' 'Hayir, hayir tesekkurler. ..' dedi adam. şaşkinligini hala uzerinden atamamisti. 'Daha fazla hindistan cevizi suyu içemeyecegim artık... Tahammülüm kalmadı...' 'Hindistan cevizi suyu degil ki... İmbiğim var, Pina Colado'ya ne dersin?' Adam hayretini gizlemeye calisarak ikrami kabul etti. Kanepeye oturarak sohbete daldilar. Ikisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten sonra kadin, 'üzerime rahat bir şey giyecegim' diyerek ayaga kalkti. 'Dus yapip tras olmak ister misin ? Ust kattaki banyo dolabinda jilet var.' Adam artik olayi sorgulamaktan tamamen vazgecmisti. .. Banyoya girdi, dolapta kemik bir sapın içine sıkıştırılmış oynak mekanizmali iki deniz kabugundan yapılma ustura onu bekliyordu.. . 'Bu kadin inanilmaz' diye mirildandi.. . 'Bakalim bundan sonra ne var Döndüğünde kadin onu gardenya kokulari icinde,karşıladı... Yanina oturmasini istedi. Sonra yavasca sokularak fisildadi... 'Soyle bana yakisikli, ikimiz de uzun suredir bu adadayiz... Cok yalniz olmalisin, eminim su anda yapmak icin kivrandigin bir sey var... Hani burada tek basina gecirdigin aylar boyunca en cok yapmak istedigin... Anliyorsun degil mi ? Ne istersen yapabilirsin. ... Gozlerinin icine bakiyordu... Adam duyduklarina inanamadi... 'Yani...' dedi... 'Buradan e-maillerimi kontrol edebilir miyimmm?'
tel sesi..... -alo buyrun? -emel hanim? -evet efem buyrun. -emel karakas di mi?? -evet efem. -hanfendi, burasi ............. laboratuvari. esinizin test sonucu geldi ancak ayni isimde bir beyin daha sonucu var elimde ve acik konusmak gerekirse hangisi daha kotu bilemiyorum!!! -ne demek istiyorsunuz? -valla biri alzaymer digeri aids! -bi daha yaptirsak testi? -hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalli testler,sigorta odemez ikinci testi! -n'apcaz o zaman? -bakin biz burada dusunduk soyle bi fikir geldi aklimiza: kocanizi bindirin arabaya, sehrin ortasinda biyerde birakin... evi bulursa sakin bi daha onla yatmayin!!
60'li yaslarindaki evli bir cift evliliklerinin 35inci yilini sakin, romantik bir restoranda kutlamaktadirlar. Aniden onlerinde zarif ve guzel bir peri belirir ve sunu soyler: - Bu kadar uzun bir sure ornek bir cift olmaniz ve hep birbirinize sadik kalmaniz nedeniyle birer dileginizi yerine getirecegim. '-Ah, ben sevgili kocamla tum dunyayi gorebilecegimiz uzun bir seyahat yapabilmek istiyorum' demis, kadin, sevgi dolu gozlerle kocasina bakarak. Peri sihirli degnegini sallamis ve gerekli tum ucus, gemi, otel, yemek ve eglenceleri iceren voucher'lar kadinin eline gelivermis. Sira kendisine gelince adam biraz dusunmus ve: - Evet, demis, tum bunlar harika ve cok romantik. Ama boyle bir firsat insanin omru boyunca sadece bir kez eline gecer ve artik omrumuzun sonuna yaklastik.Kusura bakma hayatim,ama benim dilegim benden 30 yas daha genc bir karim olmasi. Kadin ve peri oldukca buyuk bir hayal kirikligi icine dusseler de, dilegin yerine getirilmesi gereklidir. Bunun uzerine peri degnegiyle bir daire cizer ve... Adam 92 yasina gelir !!!!!!
Bu hikayenin ana fikri:
1-Dileginizi tutarken cok dikkatli olun. 2- Erkekler akilli olabilirler...fakat unutmayin ki periler de disidir.
Yakışıklı bir genç ile yaşlı bir Yahudi, uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. Yolun başında, genç adam saati sorar, ancak ihtiyardan cevap gelmez.Bütün gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış istasyonuna gelmeden önce,ihtiyar,- "Şimdi saat 8.30 oldu" der. Genç, şaşkınlıkla: - "Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?" diye sorar. - "Bakınız, genç adam.. Size dün akşam saati söylemiş olsaydım,sohbete başlayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim kente yolculuk ettiğinizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz." "Ben de, iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız, o da sizi beğenecekti." "Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe kadar gidecekti.Ben de düşündüm:" "Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim olur?!"
Okul müdürü öğrencilerinden birinin annesini acele okula çağırmış ve "Size bir iyi bir de kötü haberim var.."" demiş. "Kötü haber şu ki oğlunuz kendini kurbağa sanıyor..!" "Amman Tanrım..!" diye ayağa fırlamış kadın, "Bunun üzerine 'iyi haber' ne olabilir ki?.." "Hanımefendi oğlunuz kantinimizde bir tane sinek bırakmadı..
Anneee.. Arkadaşlarım neden bana 'Kurt Adam' diyorlar?.. - Sus yavrum.. Sen de üşenme her yarım saatte bir sakallarını, ellerinin üzerindeki kılları ve tırnaklarını kes..
Perişan görünen adam doktorun muayenehanesine gitmiş, “Komşunun köpeği beni mahvediyor doktor” demiş, “Sabaha kadar havlıyor, bırakın uyumayı gözümü bile kırpamıyorum!” Doktor, çekmecesine uzanmış, numune ilaçlardan birinin kutusunu adama uzatmış, “Şu uyku hapını bir deneyin” demiş, “Çözüm bu... Sorununuz ortadan kalkacak.” Ertesi gün adam daha bitkin, daha perişan gelmiş muayenehaneye, “Doktor hay senin çözümünün içine edeyim” diye, “O it oğlu it ilacı katiyen içmiyor, üstelik elimi de ısırdı!”
Kadının biri "Aman doktor.." diye psikiyatriste şikâyete gitmiş.. "Kocam kendisinin 'bir buzdolabı' olduğunu hayal ediyor.." "Çok önemli bir şey değil bu.." diye cevap vermiş doktor.. "İnsanlar kendilerini farklı bir karaktere benzetebilir veya hayal edebilirler.." Kadın bu sefer hafifçe öne doğru eğilip önemli bir sırrı açıklarcasına fısıldamış.. "Tamam da konu beni de hayli etkiliyor.. Kocam ağzı açık uyuyor ve o ışık.. O ışık beni sabaha kadar uyutmuyor!.."
İki kadın sohbet ederken " Kocam nasıl dağınık biri anlatamam.." demiş biri, "Aldığı bir şeyi hiçbir zaman yerine koymaz, ben de sürekli arkasında dolaşıp dağıttıklarını toplarım.." "Ben buna fırsat vermemek için ilk evlendiğimiz gün kocamı karşıma alıp 'Her aldığın tabağı ve bardağı kullandıktan hemen sonra yıkayıp yerine koyacaksın' diye iyice tembih ettim.." demiş ikincisi.. "İşe yaradı mı bari?.." "Bilmem?..O günden beri eve gelmedi!."
Yaşlı çiftçi koşarak ve çığlıklar atarak tarlasından geliyormuş.. Karısı şaşkınlıkla mutfağın penceresinden onu izliyor ve ne olduğunu endişe ile anlamaya çalışıyormuş.. Eve hızla girmiş adam "Çabuk, çabuk yatağa!" demiş karısına "Aylardan beri ilk defa kendimi hazır hissediyorum çabuuk!" Kadın elini kurulamış, çıkmış odaya, yavaşça hazırlanmış, yatağa girmiş.. Ama bu arada adam bütün hevesini kaybetmiş.. Homurdanmış, kızmış, "Bir dahaki sefere koşarak gelirsem yatakta hazır olacaksın!"demiş sertçe.. Aradan iki ay geçmiş..Yaşlı çiftçi bir gün yine çığlık çığlığa bağırarak eve doğru koşmaya başlamış.. Kadın onu görür görmez bu sefer hemen hazırlanıp yatağa atmış kendini "Gel, gel buraya gel!" diye de bağırarak.. Adam girmiş içeri "Aaa! seni manyak karı çık yataktan!" demiş karısına "Ahır yanıyor şunun düşündüğü şeye bak!"
Size Müjdem Var Timur , ordusundaki fillerden birini , Nasrettin hoca' nın köyüne göndermiş. Fil, köyde ne kadar ot varsa ,onları silip süpürüyormuş.dayanamamışlar bu duruma köylüler. Nasrettin hoca 'yı da önlerine katarak, Timur'a şikayet etmek için yola çıkmışlar. Yolda köylüler , birer ikişer sıvışmaya başlamışlar. Nasrettin Hoca bakmış ki arkasından gelenler birer ikişer sıvışmış,ve Timur'un karşısında tek başına kalmış,için için kızmış kendisini yarı yolda bırakan köylülere..ve onlara bu yaptıklarını ödetmeye karar vermiş: - Köyümüze gönderdiğin filden köylüler çok memnun kaldılar. Yalnız, zavallı hayvan tek başına yaşıyor. Lütfen, hayvancağızın yalnız başına yaşamaması için bir de dişi fil gönderilmesini istiyoruz. İşte bunu arz etmek için huzurunuza geldim… demiş. Bu sözlere çok sevinmiş Timur.Hemen yanındakilere, Nasrettin Hoca'nın köyüne birde dişi fil gönderilmesi için emir vermiş… Nasrettin Hoca'nın sevinçli bir haber getirdiğini sanan köylüler sormuşlar Nasrettin Hoca'ya - Timur'un fili ne zaman geri alacak? Nasrettin Hoca gülümsemiş: - Size bir müjdem var . Timur söz verdi , madem ki hiç birinizin şikayeti yok,yakında bu filin dişisini de gönderiyor köyümüze demiş.
Şükür Bir gün Nasrettin Hoca Timur'a ayva götürüyormuş.sepet dolu ayvalarla giderken bir köylüye rastlamış. Köylü demiş ki: - Hocam Timur ayva sevmez sen ona başka bir şey götür. Bu sefer Hoca ayva yerine incir götürmüş. Timur inciri yemeye başlamış . Bir tane yiyor bir tanede Hocanın kafasına atıyormuş. Hoca: -Yarabbi şükür , diyormuş. Timur sormuş: - Kafana incir atınca neden şükrediyorsun . Hoca'da şöyle demiş: -Ya size ayva getirseydim.
Eşeği Çaldırmak Nasrettin hoca,eşeğini çaldırınca çırpınıp bağırmaya,çevresini aranmaya başlamış.Kendisini bu halde gören kadı sormuş ona: -Eşeği kime, nasıl çaldırdın? Nasrettin hoca,şöyle bir ters ters bakmış kadıya. Sonra da yanıtlamış onu : -Bu soruların cevabını bilseydim zaten aramazdım...
Baba Sözü Dinlemek Nasrettin Hoca'nın bir oğlu varmış...Ters mi ters ... Ne denirse tam tersini yapan bir çocuk. Bir gün Nasrettin Hoca ile oğlu Akşehir'e gitmişler. Oradan iki çuval tuz almışlar. Ve eşeğe yükleyip köylerine dönmek için yola koyulmuşlar. Köylerinin yakınındaki derenin yanına gelmişler, Nasrettin Hoca derenin en sığ yerinden karşıya geçmiş. Oğlu da o sırada eşeği sudan geçirmekteymiş.... Nasrettin Hoca bir de bakar ki, ne görsün, eşeğin sırtındaki çuvallardan biri suya değdi değecek... Ne yapsın? Oğlunun da huyunu bildiği için seslenir: - Sevgili oğlum...Çuvallardan biri suya değecek. Biraz daha asıl da iyice suya gömülsün... Çocuğun o gün uysallığı üzerindeymiş... Tutup,babasının dediğini yapmış. Sarkan çuvalı batırmış. İşte tam o anda, öteki çuvalda semerin üzerinden devrilmiş... Ve iki çuval birden suya düşmüş... Nasrettin Hoca can havliyle oğluna bağırmış: -İki çuval tuz suya karıştı! Oğlu yanıtlamış: - Kırk yılda bir baba sözü dinleyelim dedik,gene de yaranamadık..
Akıl hastanesini ziyaret eden hasta yakını başhekime "Hastalarınızın iyileştiğini nasıl anlıyorsunuz?.." diye sormuş.. "Kolay.." diye cevap vermiş başhekim, "Bir banyo küvetini dolduruyoruz, hastaya 1 çay kaşığı, 1 çay fincanı ve 1 plastik kova verip küveti boşaltmasını söylüyoruz.." "Tamam anladım.." demiş ziyaretçi, "Normal bir insan çay kaşığı ve fincandan büyük diye plastik kovayı kullanmalıdır.." "Hayır..!" demiş başhekim, "Normal bir insan tabii ki küvetin tıpasını çıkartır.. Sizin yatağınızı pencere kenarına hazırlatmamı ister misiniz?.."
Adam iş seyahati için evden ayrılırken "Aşkım.." demiş karısına "Eğer işim uzar ve daha uzun kalmam gerekirse sana bir kart atarım.." "Zahmet etme.." diye cevap vermiş karısı, "Şimdiden okudum.. Paltonun cebindeydi..!"
"Hayatım.." demiş yeni gelin "Ben biber dolması ile ekmek kadayıfını çok güzel yaparım.." "Hımmm" demiş kocası önündeki tabağa endişe ile bakarak, "Bu hangisi?.."
Yaşlı karıkoca bilmem kaçıncı kavgalarını ediyorlar, "Benim gibi kadını hiç hak etmiyorsun..!" demiş yaşlı kadın.. "Evet..!" demiş adam sinirle bastonuyla titreyerek dik durmağa çalışarak, "Parkinson'u da hak etmiyorum ama Allah onu da verdi işte..!"
Biri nisanli, biri metres hayati yasayan, biri evli 3 kadin konusurken erkeklerine fantezi yasatmaya karar verir, 3u de ayni seyi giyecek ve ne oldugunu birbirine anlatacaktir, kiyafet siyah deri bustiyer, jartiyer ve siyah maske olarak secilmistir, 2 gun sonra bulustuklarinda once nisanli olan kadin anlatir: -Deri bustiyeri giydim, jartiyeri taktim, maskeyi de takip nisanlima kapiyi oyle actim, beni gorunce 'sen benim hayatimin kadiniisn ' dedi ve butun gece birlikte olduk. Metres olan da - 'ben de giyindim, maskeyi de takip, ustume bir pardesu gecirdim, onun ofisine gittim, iceri girip kapiyi kapatip pardesuyu actigimda hicbirsey demeden beni masaya yatirdi ve butun gece birlikte olduk...' Evli olana donerler, o da anlatir -'Ben de cocuklari anneme yolladim, isiklari kistim, jartiyer ve deri bustiyeri giyip maskeyi taktim, kocama kapiyi oyle actigimda bana 'Selam Batman, bu aksam yemekte ne var?' dedi..
Yorumlar
|