LAİKLİK VE DİYANET (11) / MAKALE / Çöl Mevsimi
LAİKLİK VE DİYANET (11)
![]() Laiklik ve Diyanet (11) 2008 Yılı Diyanet bütçesi 1 milyar 998 milyon 412 bin 595 YTL olarak ilan edildi. Buna göre bütçe bir önceki seneye göre % 21,97 artırılmış oldu. Bu artış bütçe kalemleri içerisindeki en yüksek artışlardan biri idi. Bu, 8 milyonun üzerindeki vergi mükellefinden her birinin Diyanet için yılda 360 YTL vergi ödediği anlamına gelir. Bu vergilerle sayıları 90 bini aşan Diyanet personeline maaş ödenmektedir. Vergi veren kesim içerisindeki Aleviler ve Sünni olmayanlar ile Ateistler göz önüne alındığında bu sistemle yalnızca ‘Sünni din anlayışı’nı destekleyen bu kuruma ne kadar haksızca ve bir nevi baskı yoluyla kaynak aktarıldığı rahatlıkla görülür. DİB 2007 Yılı için geçerli olan 1 milyar 638 milyon 383 bin YTL’lik bütçesiyle genel bütçeli 50 idare içerisinde 13’ncü sırada yer aldı. Personel giderleri açısından bakıldığında personeline ayırdığı 1.326 milyar YTL ile –sırasıyla- Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Jandarma Genel Komutanlığı ve Adalet Bakanlığı'ndan sonra bütçede yedinci sırada bulunuyor. Diyanet bütçesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı gibi icracı bakanlıkların bütçesini dahi 2 ila 4'e katlamış durumda. Geride bıraktığı 37 bakanlık ve kurumun her birinin bütçelerinin kaç katı olduğu hesaplandığında ise ortaya şu tablo çıkıyor: “Cumhurbaşkanlığı'nın 48.3 katı, TBMM'nin 4.5 katı, Anayasa Mahkemesi'nin 90.8 katı, Yargıtay'ın 35 katı, Danıştay'ın 44.9 katı, Sayıştay'ın 19.2 katı, Başbakanlık bütçesinin yüzde 6 fazlası, MİT'in 3.8 katı, MGK'nın 128.7 katı, BYEGM'nin 31 katı, Devlet Personel Başkanlığı'nın 156.4 katı, YDK'nın 158.2 katı, DPT'nin 4.3 katı, DTM'nin 16.1 katı, Gümrük Müsteşarlığı’nın 7.9 katı, TÜİK'in 10.2 katı, Özürlüler İdaresi'nin 379 katı, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün 387.4 katı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 775.3 katı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü’nün 462.1 katı, SHÇEK'nin 2 katı, AB Genel Sekreterliği’nin 170.3 katı, İçişleri Bakanlığı bütçesinin yüzde 38 fazlası, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 7.1 katı, Dışişleri Bakanlığı’nın 2.3 katı, Gelir İdaresi Başkanlığı bütçesinin yüzde 26 fazlası, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın 2.2 katı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 4 katı, Ulaştırma Bakanlığı’nın 2 katı, Denizcilik Müsteşarlığı’nın 25.2 katı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 38.4 katı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 5.1 katı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 4.3 katı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün 355.6 katı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2 katı, Çevre ve Orman Bakanlığı bütçesinin yüzde 69 fazlası, DMİG'nin 6.3 katı.” Görülüyor ki Diyanet’in bütçesi ve kadrosundaki artış hızlanarak devam etmektedir. Bir taraftan ‘din eğitimi’ müfredatın her alanına enjekte edilirken diğer taraftan ibadethanelerin sayısı arttırılmaktadır. Türkiye’deki 67 bin okula karşın 85 bin cami bunun açık kanıtıdır. Ayrıca 81 ildeki toplam 3852 Kuran kursu ile 35 bin cami yaptırma derneği de bu sayıya eklenirse nereye doğru gidildiği rahatça görülecektir. Laik devlet vatandaşlarının inancına karışmaz, hepsine eşit mesafede durmayı bilir. Ayrıca herkesin inanç ya da inançsızlıklarını serbestçe yaşayabilmeleri için gereken hukuki düzenlemeleri yapmak zorundadır. Topladığı vergileri belli bir din veya bu dinin eğitimi için kullanamaz; belli bir dini anlayışı topluma bastıramaz. Aksi hâlde bir ‘din devleti’ konumuna geriler. Bugün yaşanan ‘ılımlı din’ paradoksu bu durumu tanımlamaktadır. Din ve dini yaşantı inananların ve takipçilerinin problemi olmalıdır. Devletin bu konudaki tek katkısı konuyla ilgili yasal düzenlemeleri yapmak olmalıdır. Vergi gelirlerinden dini yaşantı ve söylemlere tek bir kuruş bile aktarılmamalı, Diyanet feshedilerek bütçesi Milli Eğitim ile Sağlık Bakanlıkları’na aktarılmalıdır. Din ya da ibadethane görevlilerinin maaşları hizmet verilen topluluklar tarafından karşılanmalıdır. Bu ibadethaneler ‘vakıf’ niteliğinde tüzel kişiliğe sahip bulunmalı ve yine hitap edilen kitle tarafından 'gönüllülük' esasınca finanse edilmelidir.
Yorumlar
|
||||||||

