|
||
|
TÜRBAN ORTAKLIĞIVE TÜRBANA EVET Amerikancı AKP ve MHP türban konusunda düşün birliliğine vardılar ve Anayasa maddesini değiştirerek türbanın üniversitelerde özgürce takılmasına evet dediler. Türbana evet diyen salt bu iki parti değildi. Bu gerici kervana DTP milletvekilleri de katılarak; gerçekte nerede durduklarını kanıtlamış oldular.DTP milletvekillerinin türban oylamasında 8’inin boş, kalanlarınınsa evet oyu kullanması gerçekte sorgulanması gereken bir durumdur. Nasıl olmuştur da gerici ve faşist partilerle DTP aynı çizgiye düşmüştür? Ya da bu konudaki politikalarının örtüşüyor olması çok mu olağan bir durumdur ki, sol ve sosyalist çevrelerde tepkiyle karşılanmamıştır? DTP’nin türbana sıcak bakıyor olmasında şaşılacak bir durum yoktur. Çünkü DTP’nin politik olarak durduğu yer daha çok Kürt halkının geri yanlarına seslenen bir çizgi olup, Kürt kökenli işadamları, ağalar ve şıhlarla uyumu gözeten bir çizgiye denk düşmektedir. Durum salt bu kadarla da kalmamakta, DTP’nin emperyalizme karşı olan tutumu da sol ve sosyalistlerin görüşleriyle karşı karşıya gelmektedir. DTP’nin politik görüşlerini mercek altına aldığımızda görürüz ki, DTP hem AB, hem de ABD ile örtüşen politikalar izlemekten çekinmemektedir. Oysa bütün dünya halklarının, başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalizm baş düşmanıdır. Emperyalizm sonuncu yenilgiye uğratılmaksızın ne halkların kurtuluş olanağı vardır ne de sömürünün sonu gelecektir. Kürt halkını ağalara, şıhlara ve Kürt zenginlerine karşı uyandırması gereken DTP niçin tam tersi bir politika izlemektedir? Niçin ABD ve AB emperyalizmine cepheden karşı bir savaşımı örgütlemesi gerekirken onları arkalayan bir tutumu zaman zaman açıkça zaman zaman da üstü kapalı olarak sürdürmektedir? Bu sorunun yanıtı hiç de zor değildir. DTP, Kürt halkını zenginlerin, ağaların ve şıhların çok daha kolay yönlendireceğini düşünmekte bu yüzden de onlarla uyumu bilinçli bir şekilde gözetmektedir. Böylelikle Kürt halkını bir bütünlük içinde tutarak amacına daha kolay varacağını hesaplamaktadır. ABD ve AB emperyalistlerine sıcak bakışındaysa açıkça arkalanma isteği egemendir. Çünkü zora düşüldüğünde AB ülkelerinden ve ABD’den destek alınacağından kuşku duymamaktadırlar.
Günümüzde; ağalar, şıhlar ve zenginler her zaman emperyalist güçlerin işbirlikçisi konumundadırlar. Bu durum Kürtler için de değişmez bir yasa olup, geniş Kürt emekçileri açısından bir kazanım değil, aksine çok büyük bir kayıptır. Çünkü Kürt emekçileri bu yöntemle asla sosyal kurtuluşa ulaşamayacaklar, egemenlerin boyunduruğuna mahkum olacaklardır. Bu yüzden de DTP’nin izlediği bu politikalara karşı açıkça karşı durmak gerekmektedir. Biz sosyalistler; AKP’yi ve MHP’yi izledikleri politikalar nedeniyle Amerikancı, gerici ve faşist olarak değerlendirirken politikaları bir başka açıdan MHP ve AKP’ye benzeyen DTP’ye karşı hayırhak bakamayız. Bakarsak bu bir çelişki olur.
O DTP ki, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini bile kolaylaştırmaktan çekinmiş değildir. Türkiye’ye ve Türkiye emekçilerine bunca zarar vermiş olan Amerikancıların destekleniyor olması asla kabul edilemez. Çünkü; dünyada açlığın, zulmün, akıtılan kanların, her türlü faşist ve gerici kalkışmaların tek sorumlusu tartışmasız Amerikan emperyalizmi olup bu gerçekler asla gözardı edilemez. Edilirse; sol ve sosyalistlikten söz edilemez. Bizim açımızdan kim ki, geniş halk yığınlarını gericiliğin ve faşist güçlerin arkasına takıyor bizimle karşı karşıya demektir. Yine kim ki, emperyalist güçlerin insanlık düşmanı politikalarını yığınların anlamaması için çaba içindedir bu güçlerin kesinlikle ipliği pazara çıkarılmalıdır.
Evet, DTP’nin politikaları sol ve sosyalist güçlerin politikaları ile çelişir durumdadır. Bütün bunlara karşın ülkemizde bazı sol grupların tutumları ise gerçekten anlaşılır değildir. Her durumda DTP’nin kuyruğuna takılmış bulunan kişi ve örgütsel yapıların önce kendilerini sorgulamaları sonra da DTP’nin izlediği politikalara karşı çıkmaları gerekmektedir. Her şeyden önce solun ve sosyalistlerin olmazsa olmaz ilkeleri vardır. Bir kez inançlar ileri sürülerek gericilik asla özgürlük olarak görülemez. Sosyalistler bu konuda bilimden ve aydınlanmadan yanadırlar. Türban başta olmak üzere AKP’nin ve onları destekleyen kişi ve kurumların politikaları ise doğrudan bilime ve aydınlanmaya karşıdır. İnsanlık bilim ve aydınlanma yönünde kazanımlarını yüzlerce yıllık savaşımla, acı ve gözyaşı ile elde etmiş olmasına karşın, bu gerçekleri görmemezlikten gelenlerin politikaları açıktan açığa geniş halk yığınlarının çıkarları ile karşı karşıyadır.
Emperyalizm konusu üzerinde uzun uzadıya durmayı ise gereksiz görüyoruz. Çünkü; yukarıda da belirttiğimiz gibi emperyalizm bütün dünya halklarının baş düşmanı olup emperyalizme karşı savaşım aynı zamanda devrimci savaşımın da kaldıracıdır. Daha da önemlisi günümüzde artık emperyalizm karşıtı olmak demek aynı zamanda kapitalizm karşıtı da demek olduğunu biliyorsanız DTP’nin ve bazı şaftı kaymış sol ve sosyalizm adına ahkam kesen sol liboşların tutumlarını görmezden gelemezsiniz.
Gelirseniz; tıpkı İran’daki gibi dinci gericilerin ağır saldırılarıyla karşılaşır, darağaçlarında ve vinçlerde sallanırsınız. Gelirseniz; emperyalizmin Irak’taki, Afganistan’daki gibi saldırılarına uğrar sokaklarda ırmaklar gibi şorul şorul kanınızın aktığına bile tanık olmadan can verirsiniz.
Sonuç: Türbanı bir özgürlük gibi gösterenler gerçekte tam anlamıyla özgürlük düşmanıdırlar. Özgürlüğü bu denli tersinden okuyanlara sesleniyoruz: sizler gerçekte özgürlüğü değil, köleliği savunuyorsunuz. Sizler; analarınız, bacılarınız, eşleriniz, çocuklarınız karanlığa gömülsün istiyorsunuz.
Ve son söz. Sizler bulunçları (vicdanları) kararmış kimselersiniz. Dolayısıyla çağdışısınız, güneşiniz batmakta olup yarınınız yoktur. Bizse; sömürüden yana olanları, aydınlığa karşı olanları tarihin çöp sepetine gönderecek yarına yön verecek devrimci güçleriz. Kim olursanız olun, ne kadar güçlü görünürseniz görünün tarihin tekerleğini ileri döndürmekten alıkoyamayacak kendi kazdığınız çukurda debelene debelene yok olup gideceksiniz.
Bunu da böyle bilin... 52 kere okundu. “Yorumlar„
|
Üye blogların içeriğinden özel sayfası yazarları sorumludur. © 2007 Ozelsayfam.com |