|
||
|
Türkiye'de EğitimEĞİTİM DURUMUMUZ -1- Son üç ay OKS ve ÖSS sınavlarının yapılması, bazı tanıdık ailelerin çocuklarının bu sınavlara girmesi, nihayet sınav sonuçlarının açıklanması ve kazananların, kazandıkları lise ve üniversitelerin ilgili bölümlerine yerleştirilmeleri süreçleri ile geçti.. Bu arada, birçok arkadaşla, zorunlu olarak eğitim sorunumuzu da tartıştık. Ben sizlere, daha önce derlediklerim ile 2007 yılı ÖSS sonuçlarına göre elde edilen, bazı verileri iletmek istiyorum.. sanıyorum neden-sonuç ilişkisi denen sorunsalın anlaşılabilmesine yardımcı olacak bazı bilgileri sunabilirim böylece.. GENEL EĞİTİM DURUMUMUZ İÇİN BAZI İPUÇLARI: 1. 8 yıllık ilköğretim eğitimi sonunda: ABD’ li bir öğrenci 65 bin AB üyesi ülke öğrencisi 45 bin Türk öğrenci 7,500 yeni kelime öğreniyorlar.. 2. Yine bu süreç sonunda: ABD’li öğrenci 16-18 AB üyesi ülke öğrencisi 15-17 Türk öğrenci 6-7 kelimelik cümlelerle düşüncelerini ifade edebiliyorlar.. 3. Uluslararası ölçme-değerlendirmeler yapan bir kuruluş tarafından, dört yılda bir TIMMS adı altında, fen ve matematik alanında, bir düzey belirleme çalışması yapılmaktadır. Ülkemiz bu kuruma üyedir. (Daha doğrusu üye idi. 2003 yılında kurumdan ayrıldık..) Bu kurumun 1999 yılında yaptığı sınavlara 38 ülke katılmıştır. Sorular ülkemizden 2.204 okulun 8. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. SONUÇLAR ŞÖYLE: Türkiye fen dalında 38 ülke arasında 33 ncü, Matematik alanında 31 nci sırada yer almıştır. 4. Bu verilere göre, insanımızın ortaya çıkan temel özellikleri şöyle sıralanmaktadır: a. Dört işlem gerektiren işlemlerin dışında bir bilinmeyenli işlemlerde bile başarısız oluyoruz, b. Dünya ve evreni algılama noktasında tamamen duygusal verilerle hareket ediyoruz, c. Yaşamsal sorunların çözümünde başarısız oluyoruz, d. Yazılı materyali anlama, yorumlana ve kullanma, düşüncelerini analiz edebilme, akıl yürütme, karşılaştırma yapma ve değerlendirme noktalarında yetersiziz, e. Hayal gücünü kullanarak düşünme, düşündüklerini başarılı bir şekilde aktarma, bilimsel verileri kullanma, bilimsel konuları tanımlama ve kanıt tabanlı sonuçlar çıkarma, doğayı anlama ve gözlemleri hakkında kararlar üretme konularında başarısızız, f. Okulda öğrendiği fen ve matematik kavramlarını kullanarak etkin iletişim kurma becerisine sahip olma konularında oldukça yetersiz bir durumdayız. 5. 2007 YILI ÖSS SINAVLARININ GENEL SONUÇLARINA BİR BAKIŞ : Bilindiği gibi bu yıl da sınav iki aşamalı bir düzende yapılmıştır. Sınavın ilk bölümünü sınava giren tüm öğrenciler, yani 1,615,334 cevaplamıştır. İkinci bölüm soruları branşlara göre farklı sayıda öğrenci tarafından cevaplandığı için değerlendirmeler ilk bölüm esas alınarak yapılmıştır. Buna göre; a. Matematik (M) ve fen (F) konularından 30’ar soru sorulmuştur. Sorular, öğrencilerin net cevaplarına göre aşağıdaki gibi gruplara ayrılmıştır.. 0.5 – 5 -- arasında net puan alanlar.. M-%28, F-%22 5 – 10 -- arasında net puan alanlar.. M-%16, F-%8 10 -15 -- arasında net puan alanlar.. M-%12, F-%6 15 – 20 -- arasında net puan alanlar.. M-%10, F-%5 20 – 25 -- arasında net puan alanlar.. M-%9, F-%3 25 – 30 -- arasında net puan alanlar.. M-%8, F-%4 0.5 den aşağı puan alan ve sıfır puan alanlar çizelgeye dahil edilmemiştir.. görüleceği gibi; çizelgede bir gariplik vardır. Çan eğrisi sistemine göre yığılmanın 10-20 soru arasında olması gerekirken, toplamda 1/3 den fazla bir kesim ilk grupta toplanmıştır. Bu durum eğitim sistemimizin iflası anlamına gelmektedir.. b. Yukarıdaki durumun devamı olarak yapılan bir diğer değerlendirmede, matematik için 6 öğrenme düzeyindeki öğrencilerin 1 (en az bilgi)-6 (en fazla bilgi) arasındaki dağılımı tespit edilmiştir. Buna göre de ülkemizde; en fazla yığılma 1. düzeyde, yani en az bilgiye sahip, giderek azalan bir eğri söz konusu. En fazla bilgiye sahip 6.düzey öğrencileri en az durumda. Oysa diğer tüm ülkelerde çan eğrisi sistemi geçerli. c. Bütün bunlardan çıkan acı sonuç; çok az öğrencinin çok iyi eğitildiği, geri kalan yaklaşık % 95’in hiç eğitilemediği şeklindedir. d. Öğrencilerin liselere göre dağılımını da belirtmekte yarar var sanıyorum. Tüm öğrencilerin; % 78 i genel liselerde, % 8 i lise (YDA) % 7.8 i Anadolu lisesi % 1.9 u Özel lise % 1.2 si Anadolu öğretmen lisesi % 0.57 si Fen liselerinde okumaktadır. MESLEK LİSELERİNİN DURUMU e. AKP hükümetinin her fırsatta, sınavda başarılı oldukları halde, katsayı uygulaması nedeniyle mağdur olduklarını ileri sürdüğü meslek liselerinin durumu çok daha iç karartıcı. Bu yıl sınava 307.766 meslek lisesi öğrencisi girmiştir. Bu öğrencilerden; 185 puan sınırını aşanların sayısı sadece 1.496 dır. 15 ve üzerinde soru çözenlerin sayısı; Matematik-2 den 173 Fen bilimleri-2 den 32 Edebiyat-sosyal’den 1.017 Sosyal bilgiler-2 den 1.918 dir. Bu sonuçlar, meslek lisesi çıkışlıların önündeki asıl engelin, aldıkları yetersiz eğitim olduğunu göstermektedir. S O N U Ç Nedense her yeni gelen iktidar eğitim konusuna, üniversitelere el atarak çözümler üretmeye çalışmaktadır ülkemizde. Oysa asıl sorun ilköğretimdedir. O konuya ne zaman sıra gelecek bilinmiyor. Eğitimin temel amacı, insan davranışlarında olumlu değişiklikler yapmaktır. Bu değişikliklerle eğitilen insanlar, topluma yararlı, ülkesini ve insanını seven, başka ülke insanlarına imrenmeyen, her konuda kendine yeterli, yaşam karşısındaki duruşu sağlam, özgüveni gelişmiş nesiller olacaktır. Oysa gelinen noktada eğitimin iflas ettiği ortadadır. Bunun sorumlusu da, elbette özellikle 1945’li yıllardan sonra gelen iktidarlar ve siyaset adamlarıdır. Yapılması şart olan şey ise, eğitimin her dalını özerk kılmak ve bilimin önderliğine güvenmek olmalıdır. NOT : Tüm makalede Cumhuriyet Gazetesi Bilim-Teknoloji Ekinden (1063) yararlanılmıştır. Rakamsal veriler 2007 ÖSS resmi sonuçlarından alınmıştır. EĞİTİM DURUMUMUZ -2- Cumhuriyet Gazetesi Bilim ve Teknoloji Eki, Sayı 1092, 22 Şubat 2008 30 OECD ülkesi içinde, Türkiye yüksek öğrenim görme açısından, kadınlarda sonuncu, erkeklerde ise sondan ikinci sırada.. Yüksek öğretim mezunu 25-64 yaş arası kadın ve erkeklerin oranı (%) 2004 yılı verileri : ÜLKE KADINLAR (%) ERKEKLER (%) Kanada 47,8 41,4 ABD 39,8 38,4 Finlandiya 38,2 29,9 İsveç 37,5 31,5 Japonya 35,5 39,4 Danimarka 34,5 30,3 Norveç 33,7 30,0 Avustralya 32,8 29,0 Belçika 30,6 28,9 İzlanda 29,7 26,0 İrlanda 29,1 27,5 Y.Zelanda 28,1 22,4 Hollanda 26,7 31,8 İspanya 26,4 26,3 Fransa 25,0 22,8 Kore 24,7 36,2 İngiltere 24,6 26,9 Almanya 20,6 29,2 Lüksemburg 19,3 26,3 Yunanistan 19,3 21,9 İsviçre 19,1 37,3 Macaristan 17,5 15,9 Polonya 17,3 14,1 Avusturya 15,0 21,7 Portekiz 14,7 10,2 Meksika 13,8 19,4 Slovakya 12,3 12,6 İtalya 11,8 11,0 Çek Cumhuriyeti 10,8 13,9 TÜRKİYE 7,1 10,7 OECD ORT. 24,8 25,4 Bir başka veri, yüksek öğretim gören 25-43 yaş grubundakilerin 55-64 yaş grubundakilere oranı. Puan olarak değerlendirilen bu durum ülkemizde kadınlar için 6,1, erkekler için 3,2 puan düzeyinde. OECD ortalaması kadınlarda 18,6, erkeklerde 7,7 puan. Bu sonuca göre Türkiye’de Yüksek Öğrenim, büyüme hızına uygun şekilde artmıyor. ******************************************************************************************************** Aynı derginin bir başka sayfasından kısa bir alıntı daha : Batı’nın bilimini ve sanatını niçin alamadık? 1. Osmanlı döneminde batı dillerinden birisini bilmek, en hafif deyimle, uygun bir davranış olarak görülmüyordu. Sözgelimi birinin evinde yapılan aramada Batı dillerinde yazılmış bir kitap bulunduğunda tutulan zapta; “kafir hattıyla yazılmış bir kitap” diye geçiyordu. 2. Osmanlılarda 19.yüzyılın son çeyreğine kadar resim ve heykel yapmak yasaktı. Hatta şekil ve şema içeriyor diye harita çizmeyi ve bulundurmayı yasaklayan yöneticiler vardı. (Harita yapan tek insanımız olan Piri Reisin boynunun vurulmasına şaşmamak gerek. n.a.) 3. Otopsi yapma yasağı 1841 de kaldırıldı. Çiçek aşısının dine aykırı olmadığına dair fetva 1845 yılında verildi. Ancak diş dolgusunun dine aykırı olmadığına dair fetva Osmanlı Devleti döneminde çıkarılamadı. Bu fetvanın verilmesi, 1924’te Cumhuriyet Hükümeti Şer’iye Vekili Musa Kazım Efendi’ye kaldı. 4. Evrim kuramı meşrutiyetten sonra yayımlanan bir zooloji kitabına bile ancak kötülenerek girebildi. 1913 yılında evrim kuramını anlatan bir bir öğretmen ihbar üzerine Kastamonu’da tutuklandı. Hala “biz neden geri kaldık?” diye soruyor musunuz yoksa? Dinsel veriler ve emirler bir toplumun gündelik yaşamına böylesine girince sonuç farklı olabilir mi? Sağlıka kalın.. 31 kere okundu. “Yorumlar„
|
Üye blogların içeriğinden özel sayfası yazarları sorumludur. © 2007 Ozelsayfam.com |