|
BLOĞUMA HOŞGELDİNİZ(Welcome)

Buğun dünyada "süper güç" olarak takdim edilen ülkeler, yeni nesle tarihlerini öğretirken, hayalî kahramanlardan ve uyduruk tarihten medet ummaktadırlar. Zira onların tarihlerinde övünülecek, fazilet olarak takdim edilecek hâdiseler pek olmadığı gibi, "örnek şahsiyetler" de yoktur. Onun için ortaya, Teksas, Tommiks, Red-Kit, vs. gibi çizgiroman kahramanları, Süpermen gibi hayalî kahramanlar çıkarmışlardır. Oysa bizim tarihimiz baştan başa, şanla, şerefle doludur. Tarihimize mührünü basmış sayısız kahramanlar, kumandanlar, idareciler, ilim adamları, san'atkârlar, maneviyat büyükleri, birer masal kahramanı değil, yaptıklarının çoğu tevazu perdesi altına gizlenmiş gerçek kahramanlardır. Düşünün, ecdadımız İstanbul'u fethettiği zaman, daha Amerika kıtası bile keşfedilmemişti. Ecdadımız dünyanın en büyük topunu icad eder, dünyanın en mükemmel silah fabrikalarını kurarken, bugün dünya silah pazarını elinde bulunduran ülkelerin adlan-sanları yoktu. Ecdadımız, dünyanın en mükemmel ordu teşkilatını, en gelişmiş harp sanayiini kurarken, mimarîde, san'atta, ilimde en mükemmel örnekleri ortaya koyarken, Batı dünyası, bütün bu icraatları hayretler içerisinde karşılıyordu. Gün geldi, devran döndü. Bizim çocuklarımız, mükemmel örnekleri ortaya koyarken, Batı dünyası, bütün bu icraatlan hayretler içerisinde ve hasetle seyrediyordu. Gün geldi, devran döndü. Bizim çocuklarımız, gençlerimiz, tarihini bilmez, ecdadını tanımaz oldu. Bunun faturasını da çok ağır ödedik, hâlen de ödemekteyiz. Maddî, manevî sıkıntılarımızın temel sebeplerinden biri, işte bu şekilde mazimizi, tarihimizi bilmeyişimiz, ecdadımızı tanımayışımızdır. Bize bu cennet vatanı armağan eden, bu güzelim ülkeyi İslam beldesi haline gelen bu topraklar üzerinde Ezan-ı Muhammedi'nin ilelebet yankılanması için canlarını feda eden, İ'la-yı Kelimetullah sancağını üç kıtada şerefle dalgalandıran, ilimde, teknikte, san'atta birinciliği kimselere kaptırmayan ecdadımızı tanımak, herşeyden önce bu vatanda yaşayanların boynuna borçtur. Hususan da gençlerin... Niçin gençler için "hususan" kaydını koyuyorum. Zira, eğik başlan tekrar dik tutturmak, izzet, vakar, şeref yolunu açmak gençlerin aslî vazifesidir. Yaklaşık iki asırdan beri devam eden Batının tahakkümünden kurtulmak, ekonomik sıkıntı çemberini parçalamak, manevî değerleri yeniden elde edip asıl mecraina oturtmak için, ecdadı örnek almak lazımdır. Bir Fatih Sultan Mehmed'e bakınız, 21 yaşında İstanbul'u fethetmiştir. Bu bir masal değil, gerçeğin tâ kendisidir. İşte gençlerimiz kendilerine bu büyüğümüzü örnek almalı, "21 yaşında Fatih olmanın" yollarım araştırmalı, kendilerini ona göre hazırlamalıdırlar. Tarihimize şan veren, bize bu vatanı armağan eden, güzel ahlakın, güzel idarenin numunelerini sergileyen, zaferler ve fetihler yolunu açan büyüklerimizin hayatını her zamaman hatırlamalıyız. Gençlerimizin, TV filmleri, çizgi filmler, çizgi romanlar bombardımanıyla zihninde yer alan Batılı uyduruk kahramanları değil de, ecdadımızı örnek almasını yürekten arzulamaktayım. Tarihine ve ecdadına sahip çıkan gençliğin, yakın bir gelecekte, güzel günler kapısını aralayacağına ve hepimizin yüzünü güldüreceğine inanıyorum.
devamı ..
|
yorum ( 0 ) |
13.02.2008 16:52:18 |
| Kategori: TANIŞMA |
|
|
|
23 Nisan 1920 MİLLİ BAĞIMSIZLIK GÜNÜ
| MİLLİ EGEMENLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA |
|
 |
|
 |
|
|
|
BTP
İstanbul İl Başkan vekili Beşer, 23 Nisan mesajında, hükümetin AB uyum
yasaları uğruna her türlü tavizi vermesiyle milli egemenliğin tehdit
altında kaldığını söyledi
Bağımsız Türkiye Partisi İstanbul İl Başkan Vekili Em. Hakim Selim
Mecit Beşer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı münasebetiyle
bir mesaj yayınladı.
Beş bin yıllık şanlı, şerefli mazisi olan, bağımsızlığı kendisine şiar
edinen Türk Ulusunun, bugüne dek, 16 bağımsız devlet kurduğunu belirten
Selim Mecit Beşer, “bu asil ve necip millet, bugün mandacı hükümetlerin
iş başına gelmiş olması sebebiyle, Avrupa Uyum Yasaları adı altında her
türlü milli değerlerimizi feda etmeyi milli siyaset olarak
kabullendirmeye çalışmaktadır” dedi.
BTP İstanbul İl Başkan vekili Selim Mecit Beşer yayınladığı mesajında şunları kaydetti:
“Batı dünyası, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazından geçip, Osmanlının
Merkezi İstanbul’a ulaşmak isteyen, yedi düvelden oluşan ve dünyanın
yenilmez Armadası adını vermiş oldukları donanma ve güç birliği ile
ülkemize saldırmışlardır. Bağımsız yaşamını Milli Karakterden edinmiş
olan, asil ve necip Milletimiz yakın tarihlerde harpten harbe koşmuş,
tüm yokluk, yoksulluk ve yorgunluğuna rağmen Bağımsızlığından zerrece
taviz vermeyip, bu ani düşman istilasına karşı kadın – erkek, yaşlı –
genç, çoluk – çocuk mübarek göğsünü müstevliye (düşmana) siper etmiş,
canıyla, kanıyla resmi rakamlara göre 250 bin şehit vermek suretiyle
“ÇANAKKALE GEÇİLMEZ”i dünya tarihine altın harflerle yazmıştır.
Birinci Cihan Harbi sonucu, Müttefikimiz Almanya’nın mağlubiyeti
neticesinde Osmanlı da mağlup sayılarak hasta adam ve Şark Meselesi adı
altında geniş Osmanlı topraklarını işgal ederek aralarında bölüşmeye
yeltenmişlerdir.
Önce MONDROS MÜTAREKESİ ve kısa bir süre sonra da 1918 tarihinde 13
bölüm ve 433 maddeden oluşan, SEVR ANTLAŞMASI (Osmanlı’nın Toprak
paylaşımı)nı bu asil Millet’e reva görüp dayatmışlardır.
Milli Tarih boyunca Bağımsız yaşamış, kurmuş olduğu Devletler ve
İmparatorluklar boyunca kendisine bağlı olan Milletlere de özgürce
yaşam, can ve namus emniyetini, mal güvenliğini, din ve vicdan
hürriyetini yaşatmış olan bu necip Millet, yabancı boyunduruğuna karşı,
tüm milletçe, Rahmetli Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının
önderliğinde Kuvay–ı Milliye adı ve inancı altında Bağımsızlık savaşı
vermek suretiyle, manda altında yaşayan, geri kalmış ve gelişmekte olan
tüm ülkelere de örnek olmuştur.
Düşmanı denize döktükten sonra Cumhuriyet’in banisi Rahmetli Atatürk;
“Bağımsızlık benim karakterimdir. Ben Bağımsız bir Cumhuriyet
kuracağım. Osmanlı’nın borçlarını da ödeyeceğim. Zira borç alınan
yerden buyruk da alınır.” diyerek Önce T.C Merkez Bankasını kurmak
suretiyle Milletlerin Bağımsızlığının yegane temeli olan SENYORAJ
hakkını sonuna dek kullanmış, böylece Osmanlı’nın borçlarını da
ödemiştir...
LOZAN ANTLAŞMASI ile de Milli Hudutlarımızı ve Cumhuriyet rejimini
teminat altına almış olup, Bağımsızlığımızı da dünyaya tescil
ettirmiştir.
23 Nisan 1920’de TBMM açarak “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir”
veciz deyimi ile halkın iradesine olan saygısını her şeyin önüne
geçirmiş ve bu mutlu günü geleceğimizin teminatı olan Türk Ulusu
Evlatlarına ve “YURTTA SULH VE DÜNYADA SULH” umdesiyle de dünya
çocuklarına armağan etmiştir...
Ne Mutlu Türküm diyene...”
devamı ..
|
yorum ( 0 ) |
13.02.2008 16:45:14 |
| Kategori: TANIŞMA |
|
|
|
|
| Duyurular |
|
|
|