gökyüzü olmalıydım
 İnsan belli bir yaşa gelmeden önce yaşama dair çılgınlık ve heyecanlarının sonsuza kadar devam edeceğini sanır, oysa geçte olsa anlarki aşktan ve sevgiden kalan duygu parçacıklarından başka hiçbirşey kalmamıştır düşüncelerinde. Hayatta en zor şey insanı anlamak, hatta kendini anlamak, aslında hep benzer şeylere kafa yoruyoruz, sevdiğimiz insanlarla bile zıtmışız gibi bir görünsekte, benzeriz birbirimize, ben bu konuda ironik bir karışımım. Bir şeyi istediğimde, mutlaka olmasını istediğimde, içimdeki sesi de duymak isterim, bir şekilde sesimdeki gücü kazanmak istiyorum. Bunca zaman koşupta yakalayamadığım gökkuşağı misali bir sevgi kıvılcımının peşinde duygularım ordan oraya savrulurken ben hep yerimde saydım, onca şeyden sonra sadece sevgiliyi hissettiğim anlar kaldı, küçük şeyler ve detaylar ama büyük hislerimin saklandığı duygulu anlar.
Öyle bir gün düşünün ki her yanı hüzün bulutları sarmış bir yaşamda yalnızlık tünellerinden geçerken sevgi neydi, var mıydı diye sorgulamaya başlamışken birşey oluyor, bir anda ışığı yüreğime vuran bir yıldız gibi sevgilinin varlıgı beni cok mutlu ediveriyor. Heyhat benimse bunca zaman sevgilinin varlıgından haberim bile yoktu. Şimdiyse yüregim tamamlanmıs gibi. Günler, haftalar, aylar, hüzün ve sevginin gitgelleri arasında akıyor. Sen kimsenin aklına dahi gelemezken, zaman senin varlıgını bilerek ve ulaşamasam da sadece buna sevinmeyi öğrenmeye çalışarak geçiyor.
Aşkının ve elinin ulaşamadığı sevgili yüzünden bazen kendini garip bir durumun içerisinde bulursun ve birgün keşke yaşadığım her şey rüya olsa ve hemen uyansam dersin. Sevgilinin hayali ile yaşadığında, onun adını duyduğunda ya da bir cümlesi ile gülümsediğinde, aklında ve yüreğinde başka birine asla yer yoktur, uyanmak da yoktur. Ne yazıkki araladığın kapılardan uzaktaki sevgiliye dair tatlı hayallerin sadece rüzgarı girebilir içeriye.
Aşk uygun bir ortamı takip etmiyor, nedensiz, sorgusuz ve zamansız bir biçimde dogru -yanlış ayrımından arınmış bir güç. Kalbin hükmü altına girince çaresizliğin karanlık gölgesinde bile huzuru duyabilmek ne kadar ilginc geliyor bana bir bilseniz. Sanki farklı bir boyuta göç ederek yeni bir enerji ve yasama sevinci ile donanıyor insan. Sadece kendim değilim bunları düşünen ve yazan, gördüğüm ve okuduğum o kadar gerçekçi aşklara rastlıyorum ki, başkalarını da yüreklendirmek için ne bekliyoruz bir umut değil midir yaşatan insanı, artık imkansız haykırışları duymak istemiyorum bedenimden, yeterince duydum. Aşk sanatsa ben sanatçı olmalıydım, aşk yağmursa ben bir gökyüzü olmalıydım,özgürce doyasıya yağmalıydı yağmurum. Aşk, harflerin arkasına gizlenip büyülü bir soyut kavramdan çıkmalı, benim gözlerimle hayat verdiğim, sözlerimle renklerini sunduğum yüreğimdeki her atışta sevgiyi içime aldığım bir eserim olmalı. Bir gün bu dünya diyarından gittigimizde bana dünyada en güzel seyin ne oldugunu sorsalar en güzeli "sevgiydi" diyecegim. Hangi sıfatlar, sosyal roller altında ve kime karsı olursa olsun. Cocuklarımız, arkadaslarımız, dostlarımız ve yüregimizi en cok meşgul etmeyi basaran sevgiliye duyulan aşkımız.
devamı ..
|
yorum ( 0 ) |
13.06.2008 13:38:19 |
| Kategori: YAZILARIM |
|