akrostiş
ZEHİR VE SEVDA (1)
Zamana adanacak sözler tükendi artık bende
Ansızın gelişini meleğin (2) kapımda bekler oldum
Geçmişin aşklarının kar etmediği devirde
Duysun Çoban Çeşmesi (3) son bir mohikan kaldım
Ey dudağımdaki Sen, duyar mısın nefesimi
Ayrılalı beri senden her gün özlem soludum
Zor dalgaları hayatımın, kısmadı da sesimi
Attığın gülden sıçrayan bir damla kanda boğuldum.
Hangi sürgün sensizlikten öteydi ki benim için
Sıcacık bir uykuya yıllar var hasret kaldım
En masum açışıydı benim aşkım çiçeklerin
Zehrini şerbet sanıp, gülüşüne aldandım
Rindin ızdırabını ancak yaralı bir kuş anlarmış
Gökyüzünde süzülürken birden kanatsız kaldım
Divane gönlüm benim katiline koşarmış
Kurumuş bir dal gibi savruldukça savruldum
Ah bülbül etme feryat şu karanlık gecede
Bildiğim tüm nağmelere kulağımı tıkadım
Hayaller kurar iken hülyalı denizlerde
Sanki kan uykusuna gözlerimi kapadım
Çölde yağmur ne demekse, yolda benim içindin sen
Dilim damağım kurudu damlaya hasret kaldım
Gökte kayan bir yıldıza kalpte tutulan dilektin
Şimdi tüm dileklerini, kalbe gömen ben oldum
Elmanın yarısıydık hani tutuşurken ellerimiz
Güle dokunamam artık, dikenden korkar oldum
Mahşere dek sürecekti bu sevgi seferimiz
Dağların ardında şimdi, ıssız yolda kayboldum
Telefonum çalar bazen olur olmaz bir saatte
Elimde değil irkilirim seni sayıklar dudağım
Sırdaşımdın bir zamanlar ortaktın kaderime
Şefkatini ellerinin, hep özledi yanağım
İhanet kokan tenin şimdi bilmem kimdedir
Aşk bedenden öte bir şey yüreğimde sakladım
Çaresi yok bir acı yıllar yılı bendedir
Son resmine bakmaktan bir an olsun bıkmadım
Nazarlara geldik belki öyle de tutulmuştuk hani
Ansızın başladı bahar ansızın geldi kışım
Ölsem bırakmam deyip sarmalarken yüreğimi
Saçlarımda eriyip kar oldun minik kuşum
Kış güneşi gibiymiş yüzündeki tebessüm
İnandım Allah için, tüm ümidim besledim
Bir çocuk taşırdı ancak, o saf sevgimi benim
Uzaklarda bir şehirde (4) hüzünlere terk edildim
Akıtırken uzun uzun son zehrini dudağıma
Birden bire sarsıldı acı ile yüreğim
Son “bitanem” deyişini fısıldarken kulağıma
Umut oldu Allah’tan, bizim için dileğim
Yüzlerce gündüz geçti, yüzlerce yalnız gece
Bu umutla yaşadım, sevgimi hiç bırakmadım
Son gününde fısıldanan o efsunlu üç hece
Demir attı kaderime, başkasına bakmadım
Ay ışıyor yapraklara, bahçede koyu sessizlik
Gamlı bülbül hazin öttü, anladım ki evlenmişsin
Mecburiyet demiştin, senden sonra evlilik
“Gizli sevda” (5) katarına sen de artık eklenmişsin
Hakan Sa.
(1) Akrostiş bir şiirdir.
(2) Ölüm meleği
(3) Çoban Çeşmesi, Faruk Nafiz Çamlıbel’in, geçmişin aşklarının artık
yaşanmadığına dair bir şiiri
http://www.siirgen.org/siir/f/faruk_nafiz_camlibel/coban_cesmesi.htm
(4) İngiltere’nin Manchester şehri kastediliyor. Devamlı yağmurlu ve hüzünlü
havasıyla terk edilmenin acısını bir kat arttıran şehir.
(5) Gizli Sevda, Behçet Necatigil’in az sözle, çok şeyler anlatan şiiri
http://siirgen.org/siir/b/behcet_necatigil/gizli_sevda.htm
YORUMLAR